EKMEK FABRİKASI-3 – Edirne Postası – Edirne Haberleri
  1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. EKMEK FABRİKASI-3

EKMEK FABRİKASI-3

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çalgıcı bahçede bulunan emektarları başka yere nakil etme işlemi biraz uzun sürmüştü küstürmemek lazımdı tabi herkes gönül rızası ile kabul ederse işler daha hızlı ve dayanışma içinde gidecekti.

Ekmeğini oradan kazanan emektarlarında gönlünü almak lazımdı. Reis onlara özel iş imkanı hazırlamıştı zaten Kırkpınar zamanı hepsi belediye personeli haline geliyor ve şenliklerin neşe içinde geçmesini sağlıyorlardı.

Sezonları mayıs ayında başlar ekime kadar devam eder düğün dernek koşturup durmaları lazımdı reis bütün belediye personeline haber göndermişti

“BU SENE BÜTÜN DERNEKLERİNİZE İNCE SAZ EKİBİ BELEDİYEDEN “ diye.

Belediye personeli,memur kısmı, dernek esnafta duymuştu konuyu onlarında katılmasıyla 25 adet sünnet ve evlenme düğünü bir araya gelmişti

“İŞTE ONLARA HAZIR İŞ” bunu duyunca hepsinin neşesi yerine gelmişti yaz aylarında çalışmaları lazımdı ki; kış rahat geçsin odun ,kömür, okul masrafları falan nasıl karşılanacaktı başka türlü.

Reis bir kıyak daha yapacaktı onlara yeter ki gönülleri mutlu osun gönül rızası ile,

“ÇALGILI BAHÇEYİ BOŞALTSINLAR” diye civar köylere gidişler zor oluyordu vesaitler zaten bulmak bir dert köylere yürüyerek bile gitmek zorunda kalıyorlardı zaman zaman.25 düğün ücretini “Pazartesi gelin alın belediyeden “  diye haber yollamayı unutmadı reis.

Bir anda oh oh çalgılı bahçede neşe birden bire 9/8 hale gelmişti valla sabaha kadar müzik eğlence devam etti sabah ezanında hoca minareye çıkınca onlarda evlere doğru yol almaya başladılar.

Son sürprizde müzisyenler köylere bütün sezon boyunca belediye tarafından götürülecek ve getirilecekti.

Neyse emektarları mutlu ve huzurlu bir şekilde başka bir mekana aktarma işi de tamamlanınca sıra ilk kazmayı vurmaya gelmişti.

Zor altı ay vardı önlerinde kışa kalmadan temeli atıp kaba inşaatı bitirmek lazımdı. Çatıyıda koyup bayrak ta çektiler mi tamamdı, ustalar sonraki ince işleri içeriden de yaparlardı.

İnşaatın kum ve çimentosu benden demişti AĞAOĞULLARI un fabrikası sahipleri, inşaatta çalışacak makine ve personelin bir kısmı belediyeden, YSE Müdürü de makine parkını göndermeyi taahhüt etmişti geçen gün konuştuklarında, “eh lazım olurda DSİ teşkilatı da ne güne duruyordu ki,” Vali beye çıtlatmak yeterdi konuyu.

YSE’nin makine parkı boşaltılan alana hemen geldi iki gün içinde planlar serildi masanın üstüne mimarlar, mühendisler, ustalar hepsi orada  kısa bir toplantının sonunda  görev taksimatı da gerçekleştirildi eh artık icraat zamanı idi.

Usta ve kalfa takımı şakulleri saldılar, ipleri çektiler, kireç ile makinelerin ilk çalışma alanlarını belirlediler sabaha bismillah diyerek.

….

Hummalı çalışma ekim ayına kadar sürdü geceli gündüzlü büyük emek harcayarak, reis her günün birkaç saatini burada geçirmişti bazen misafirlerini bile inşaatta kabul eder duruma gelmişti sanki makamı buraya taşımıştı.

Almanya’dan sipariş edilen makinelerde şehrin dışında DSİ otoparkında beklemeye başlamıştı. Bekir bey bir yandan Necati bey diğer taraftan bütün parçaları bir araya getirme savaşı veriyorlardı.

Bu arada şehir efsaneleri de dolaşmaya başlamıştı ortalıkta “YOK EFENDİM FIRINLARDA ÇALIŞANLAR İŞSİZ KALACAKMIŞ” “PATRONLAR FIRINLARI KAPATACAKMIŞ BURDAN ÇIKAN EKMEK TÜM ŞEHİRE YETERMİŞ”

Eh el alemin ağzı torba değil ya sıkınca konuşmasınlar dedikodunun bini bir para valla.Reis “mübarek ramazan ayına yetiştireceğiz inşallah” diye düşünüyor ve çalışmaları ona göre hızlandırmaya çalışıyordu. Geceli gündüzlü özverili çalışmanın sonunda artık makine parkını yerleştirme zamanı gelmişti.

Bu arada teknisyen Recai bey ve yanına aldığı ve güvendiği beş kişilik ekip kısa bir Almanya turu yapmış sonrada başkentte kurulan modern fabrikada 20 günlük inceleme yapmış çalışmaları yerinde görerek şehre dönmüştü çok farklı izlenimlerle gelmişlerdi geriye  hazırdılar göreve.

Hamur karma makineleri, çok katlı hamur taşıma arabaları, parçalar halinde binanın içine dolmaya başlamıştı sanat okulunda okuyan öğrenciler, öğretmenlerde seferber olmuşlardı binada kurulumda görev yapıyorlardı kendileri için ilginç bir çalışma ve tecrübe olacaktı severek çalışmalara destek oluyorlardı Recai bey denetiminde.

Boyacılar içeride son fırçaları vuruyorlardı beyaz renk ayrı bir hava katmıştı içeriye bütün yük Recai bey ve ekibine geçmişti artık evin younu bile unutmuşlardı.

“eh reis ramazana hazır olacak “ demişti ,Dev fırınlar monte edilmeye başlandı bir yandan içine aynı anda 800 adet ekmek alabiliyorlardı, yani ortalama 45 dakikada 800 ekmek üretimi.

İçinden ısı kaybı olmasın diye cıva geçen borularla pişirme işlemi gerçekleşiyordu.

Saraçhaneli Zeki yorulmaz ve Gazimihal’den Avni kapuska fabrikada çalışacak ekibi kurma görevini üstlerine almışlar bir kısmı da Recai bey ile başkente gönderilmişti.

Fikirleri, çalışmaları, ustalık bilgileri, sil baştan değişecekti  günlük 200 ile 300 ekmek üretirken birden binlerle ifade edilen rakamlara ulaşmaları gerekiyor ve makineler ile üretim tabi adapte olmak kolay değildi onlar içinde.

İlk un kamyonu fabrikanın önüne yanaştığında neşe ve heyecan biraz daha artmıştı sona gelinmişti işte.

Sona ulaşmışlardı ama yeni başlangıçlara hazırdılar, fabrika müdürü Necati bey kilosundan beklenmeyen çeviklikle başında gri kasketi oradan oraya koşturmaya devam ediyordu yetkililerin güvenlerini boşa çıkarmamak için canla başla uğraşıyordu.

Herşey hazırdı artık meraklı gözler gelip geçerken dikkatlice süzüyordu içeriyi  Beklenen zaman gelmişti artık bu gece deneme üretimi başlayacaktı reise haber gönderdi Necati bey bu mutluluğu berber yaşamaları gerekiyordu.Gece yarısı saat 2 yi gösterdiğinde; İlk çuvalın ağzını açtı reis besmele ile, dikkatlice hamur kazanına boşaltmaya başladı, hafifçe suyu açtı, mayayı da içine boca etti,  şöyle bir nefes aldı derinden,

“şükür yarabbim bu günlere “ diye geçirdi içinden etrafına baktı emeği geçen herkes orada idi onlarında gözlerinde huzuru kalplerindeki mutluluğu gördü bir anda.

Yavaşça parmakları hamur kazanı çalıştıracak şartele gitti mutlulukla bastı  ağır ağır mikser karıştırmaya başladı unu, suyu, mayayı sıra ile diğer hamur kazanları da devreye girdi birer birer.

Necati bey birden reisin odasında masasının üstünde bulunan çinko tencereyi gözünün önüne getirdi,Ekmekler kontrol için oraya giderdi. “zabıta Ahmet her sabah itina ile topluyordu numuneleri gerçi burada otomatik olarak kesiliyordu ekmek hamurlar ama gene de dikkat etmek lazım”

Dev hamurları taşyan arabalar birbiri ardına fırınlara girmeye başladı herkeste bir merak deneme üretiminin son aşamasına gelmişlerdi.

Sabırsızlıkla süren dakikalar saatler kadar uzun gelmişti çalışanlara yavaşça mis gibi ekmek kokuları ertafa yayılmaya başlayınca telaş ve tereddüt  mutluluğa dönüşüverdi bir anda.

Döner fırın kapıları yavaşça açılmaya başladı ilk ekmekler tahta kasalara dikkatlice yerleşmeye başladı mis gibi ekmek kokuları rüzgarın tatlı esintisi ile tüm kaleiçine kadar ulaşmıştı bile.

Bu emek verilen lezzetin ilk ulaşacağı kişiler fakir, garip, guraba, kısaca ihtiyaç sahipleri olacaktı.

Hızlıca talikalar fabrikanın önünden uzaklaşmaya başladı ihtiyaç sahiplerinin adreslerine doğru.

Bu gecenin sonunda başarı ve mutluluk vardı.Hayırlısı ile ramazanın ilk günü başlayacak faaliyetleri beklemek üzere herkes dağılmaya başlamıştı.

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
EKMEK FABRİKASI-3
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

Edirne Postası - Edirne Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!