Birlik ve beraberlik içinde olmak bu cümlecik bugünlerde çok gereksinim duyduğumuz ve sık sık söylediğimiz anlamlı bir söz. Ancak; bu anlamlı sözün yerine getirilebilmesi ise daha çok küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza, torunlarımıza muhakkak surette insanı sevmeyi öğretmemiz , insan sevgisinin ne olduğunu deyim yerinde ise kendilerine aşılamamız lazım.
İnsan sevgisinin ne kadar önemli olduğunu Alman toplumundan küçük bir örnek vererek sevgili takipçilerimize sunmak istiyorum. Bu hikayeyi halen Almanya’ nın Stutgart şehrinde yaşamakta olan bir yakın akrabamdan duymuştum. Ve bu bir özdeyiş gibi olan söylem şeklinin bizim toplumumuzda insan sevgisini aşılaması açısından büyük yarar sağlayacağını, aramızdaki sosyal bağların güçlenmesine büyük yarar sağlayacağını düşünmüştüm.
Alman toplumundaki çok sıkı birlik ve beraberliğin insan sevgisinin ne kadar güçlü olduğunu gösteren ve 3 kelimeden oluşan Almanca ve Türkçe anlamları ile bu cümlecik şöyle “mein lieber freund “ “Benim sevgili arkadaşım “ bu sözcük birbirlerini hiç tanımayan ve ilk defa karşı karşıya gelen
2 Alman vatandaşının o anda birbirlerine söylem şekli . İşte bu 3 kelimeden oluşan bu deyim bana insan sevgisi hakkında büyük anlam ifade etti.
Ve sevgiyi çocuklarımıza daha çok küçük yaşlarından itibaren , hem evlerimizde hem de göndereceğimiz anaokullarından itibaren verilecek derslerde öğretmemiz gerektiğine bir kez daha hatırlattı.
Çünkü insana ancak belli bir yaştan itibaren sevginin anlamını ve niçin çok gerekli olduğunu öğretebilirsiniz. Bu nedenle çocuklarımıza toplumların insanı sevmeleri, ve bunun sonucu olan birlik ve beraberlik ruhu içinde olmaları halinde girişecekleri her mücadelede sosyal , ekonomik , eğitim gibi her alanda başarıya ulaşabileceklerini öğretmeliyiz. Toplumsal dayanışmanın olmadan insanı sevmeden birlik ve beraberliğin sağlanmadan atılacak adımla en başta başarı olarak algılansa da bunun önemli bir başarı olmayacağını anlatmalıyız.
Çocuklarımızın; birlik ve beraberlik içinde olan, insan sevgisiyle dolu toplumların karşılaştıkları en zor sorunları dahi kolaylıkla çözebileceklerini sorunlarını çözen toplumların ise gelişerek ve gelişmek için fikir birliği , gönül birliği ve eylem birliği içerisinde hareket ederek başarıya ulaşacaklarını, dünyada birlik ve beraberlik içinde hareket etmenin başarıya ulaşmış ne bir aile ne de bir şirket , kurum hatta bir devletin bile olmadığını öğretmeliyiz.
Toplumsal dayanışmanın, fedakarlık, ruhu ve insan sevgisi ile bezenmiş hoşgörülü, affedici, sevgi ve saygı kurallarını ihlal etmeyen, verdiği sözde duran kısaca insani değerleri yaşamında uygulayan gençler tarafından sağlanabileceğini öğretmeliyiz.
Çocuklarımıza insani değerlerin tek bir kişi tarafından öğretilemeyeceğini, herkesin birlikte çalışarak bunu başarabileceğini öğretmeliyiz. Eğer ; yurdumuza yararlı bir kuşak yetiştirmek istiyorsak.
