ŞİFA, BABA, GÜVEN

21.06.2020
A+
A-

İlk yazı deneyimim, 6 Haziran 2020 Cuma günü ay tutulması gerçekleştiğinde yayınlanmıştı. Bu ikinci yazım da muhtemelen 21 Haziran 2020 pazar günü yayınlanacak. Ve 21 Haziran 2020 pazar günü İstanbul saatine göre 09:41’de halkalı güneş tutulması olacakmış.Yazıların hangi aralıklarla yayınlanacağı konusunda  bir periyot belirlenmemişti ve ne zaman olacağı da belli değildi.  İkinci yazıyı hangi konuda, ne ara yazabilirim diye düşünürken, önce yazı zamanının geldiğini hatırlatan,  arkasından da konunun ne olacağı ile ilgili  mesajlar  gelmeye başladı. :)Ben; yaşamda tesadüflerin olmadığına; olan bazı şeylerin, eş zamanlı birbirine uygun ve denk gelmesinin, içinde bir mesaj taşıdığına inananlardanım. Andaki farkındalığımızla; gelen mesajları okumayı öğrendiğimizde her olan biteni, yaşananı daha farklı  algılıyor, değerlendiriyor ve anlamlandırıyoruz. Bu farkındalıklar da yeni  bakış açılarını, yeni bakış açıları da yeni başlangıçları getiriyor.Andaki farkındalığımız; yazılı, görsel ya da sözel gelen mesajları okuyabildiğimiz, derinden bir yerden gelen ve ancak duymaya izin verdiğimizde duyabildiğimiz o iç sesimizin rehberliğiyle hareket ettiğimizde herşey sil baştan oluyor. Şebnem Ferah’ın şarkı sözlerindeki gibi; sil baştan başlamak gerekiyor bazen. Hayatı sıfırlamak. Gücü olan, cesareti olan derin sularda inci tanesini aramak için bu yola çıkıyor. Hayatın; seninle oyun oynadığını farkediyorsun. Yaşamla birlikte başlayan, hayatın her döneminde farklılaşarak ve gelişerek devam eden bu oyun, anlamsız bir eylem değil. Bizi korumak, geliştirmek, evrimleştirmek adına kurulan mükemmel bir  sistem aslında.Bu öyle bir ilahi sistem ki;  farkedene kadar bizi yerden yere vurduğunu, canımızı acıtmak için özellikle böyle kurgulandığını sanıyoruz. Öyle sanıyoruz, oysa bu bir yanılsamadan ibaret.Bu yanılsama; ilahi sistemi anlayıncaya, bakmaktan görmeye, farketmekten idrak etmeye geçene kadar devam ediyor. Karşımızdakini işaret ederek suçlayıp, yargılayan o parmağımızın yanısıra, kendimizi işaret eden diğer üç parmağı farkediyoruz. Tam da bu noktada o güne kadar hayatımızda olan, hayatımıza giren,  -annemiz, babamız, eşimiz, çocuğumuz, arkadaşımız, akrabamız ya da her kimse- tüm bu kişileri suçlamaktan, yargılamaktan vaz geçiyoruz. Sorularımızı sormaya başladığımızda cevaplarla birlikte klik seslerini de duymaya başlıyoruz.Sorulara gelen cevaplarla ördüğümüz duvarlar yıkılıyor, kilitli dediğimiz kapılar açılıyor ve herşey sil baştan oluyor. Kaostan düzen çıkıyor.Bugünkü konumuza gelecek olursak, çok sevgili Pelin Tekinsoy ile cumartesi günü yaptığımız çalışmada konu ‘güven’ olarak belirdi. Ardından pazar günü çok sevgili Saba Deniz Uzun ile yaptığımız  çalışma ile de, ‘babalarımızla ilişkimiz’ gündeme geldi.  21 Haziran Babalar Gününde ‘baba’ ve ‘güven’ kelimeleri yan yana gelince bu nasıl bir tesadüf olabilir ki?Hayatımızda en çok ihtiyaç duyduğumuz şeydir güven duygusu. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma ihtiyacımız.  Kendimizi  hep güvende hissetmek; annemize, babamıza, ailemize, eşimize, arkadaşlarımıza, dostlarımıza güven duymak isteriz. Hele ergenlikten yetişkinliğe geçiş sancılarımızda çatıştığımız; suçladığımız için, için kızdığımız, öfkelendiğimiz annemizi, babamızı  yıllar  sonra,  daha bir farklı görmeye ve anlamaya başlarız. O gün bize verilmeyen izinlere,  konulan yasaklara, kurallara, baskılara öfkelenmiş, gösterilmeyen sevgi ve şefkat  ile kendimizi  yalnız ve sevgisiz  hissetmişizdir. Yaralanmışızdır, kırılmışızdır, kızmışızdır. Yalnız, güvensiz, korku ve çaresizlik  hissiyle isyan etmişizdir. İçimizde biriktirdiğimiz öfkelerimizle yıllarca suçlamış, yıllarca yargılamışızdır onları. Yıllar geçtikçe sorgulamaya, bakış açımızı değiştirmeye ve yaş kemale erdikçe tablonun bütününü görmeye başlarız. Yanlış yoktur, ilahi plan işlemektedir ve o yıllarda yaşananlar bizi bugüne hazırlamıştır aslında. Fark edebilmemiz, rağmenlere rağmen onlara ve olanlara olduğu gibi kabul verebilmemiz içinmiş  tüm yaşananlar. Ki; bu da tekamül dediğimiz olgunluğa erişip, gelişip evrimleşebilmemiz için yaşam senaryosunun bir parçasıymış.Gelelim bugüne, 21 Hazirana. Bugün halkalı güneş tutulması varmış. Bu tutulma Ay tutulmalarına göre çok daha etkiliymiş. Genellikle yeni başlangıçlar yapmak ve yeni adımlar atmak için güç veriyorlarmış. Ancak tutulma Yengeç burcunda gerçekleşeceğinden etki alanı daha çok özgürlükler ve kısıtlamalarla ilgili olabilirmiş. Tutulmanın etkileri; bugünden 3 ay önce başlamış ve bugünden 3 ay sonraya kadar devam edecekmiş. Bu dönem ile ilgili astrologlar diyor ki; ”Tutulma diğer bir yandan, uzun süredir süren kırgınlıklar ve küslükler için iyileştirici olabilir. Özlem artabilir, aile ilişkileri güçlenebilir. Belirsiz ve dağınık ilişkileri toparlama ihtiyacı duyabiliriz. Aslında tüm bu çaba hayatımıza devam edebilmemiz ve temiz bir  başlangıç  yapabilmemiz için bir ihtiyaçtır.”Astrolojiye inanmasak bile astrologların dediklerini göz önüne alarak  yeni bir farkındalık yaşayabilir, kızgınlık, öfke oluşturan tüm duygularımızı  dönüştürüp, şifalandırıp  yeni başlangıçlar yapabiliriz.Bence söylenenleri dikkate alıp ister yaşıyor olsunlar, ister ışığa uğurlamış olalım tüm sevdiklerimizle ve  özellikle bugün babalarımızla buluşalım. Vefat etmiş olanların ruhunu şad ederek, halen hayatta olanların elini öpemesek te arayarak onları ne kadar çok sevdiğimizi söyleyip iyi ki varsın diyelim.Işığa uğurladıklarımız için de, yalnız kalabileceğiniz bir köşeye çekilip onlarla olan anılarımıza gidelim. Seni üzdüğüm, kırdığım, yargıladığım, suçladığım herşey için özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim, seni seviyorum diyelim. Dilediğiniz kadar bu anda kalıp onunla bağ kurabilirsiniz. Ve bunun size ne kadar iyi geldiğini göreceksiniz. O koca çınarın desteğini, sevgisini, şefkatini  hissedecek,  gelen güven duygusuyla güçleneceksiniz. İki yıl önce babamı ışığa uğurladık. Ama O halâ benimle. İstediğim zaman onunla bağlantı kurabiliyorum.  Son iki gündürde onunla çok fazla hasbihal ettim. Çok şeyler konuştuk. Fiziken yanımda olmasını, olabilmesini çok isterdim. Gönlümden geçenlerin ne kadarını söyleyebilirdim bilmiyorum ama, bugün O’nu ve O’nun yaşadıklarını  daha iyi anlıyor,  iyi bir şeyden reddedildiğimi düşündüğüm şeylerle aslında, daha iyi şeylere yönlendirildiğimi fark ediyorum. Ve bir defa daha, benim babam olduğu için şükrediyorum.Sağ olan tüm babaların, heyecanla çocuklarını kucağına almayı sabırsızlıkla bekleyen tüm baba adaylarının, evlatların kızdığı ya da evlatlarına kızan, yok sayan tüm babaların ‘Babalar Günü’ kutlu, ışığa uğurladığımız tüm koca çınarlarımızın da ruhları şad olsun.21 Haziranda gökyüzünün bize verdiği mesajlar; farkettiğimiz, ilişkilerimizi şifalandırdığımız;  arındığımız, hafiflediğimiz,  hayata güvenle  devam  edebildiğimiz  yeni başlangıçlara vesile olsun. Ve öyle de oldu diyelim.Huzur, sağlık ve sevgide, O koca çınarın gölgesinde güvende kalın.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.