Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Sakarya Meydan Muharebesi’nin 105. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, büyük zaferin Türk milletinin yeniden dirilişinin ve bağımsızlık iradesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Sakarya Meydan Muharebesi Zaferi’nin 105. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türk ordusunun yokluk ve yoksulluk içerisinde kazandığı tarihi zaferin önemine dikkat çekti.

Özcan, Sakarya Savaşı öncesinde Türk ordusunun Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında ağır kayıplar verdiğini, buna rağmen Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlık görevini üstlenmesiyle ordunun yeniden toparlanması için kapsamlı bir mücadele başlatıldığını belirtti.
“ORDU YOKLUK İÇİNDE YENİDEN ÖRGÜTLENDİ”
Mustafa Kemal Paşa’nın 5 Ağustos 1921’de Başkomutanlık görevini üstlenmesinin ardından yayımlanan Tekalif-i Milliye Emirleri ile ordunun personel, silah, araç ve gereç bakımından güçlendirilmesi için milletin tüm imkânlarının seferber edildiğini hatırlatan Özcan, Sakarya öncesindeki tablonun savaşın hangi şartlarda kazanıldığını ortaya koyduğunu ifade etti.
Özcan, Türk ordusunun insan ve silah gücü bakımından büyük kayıplar vermesine rağmen mücadeleden vazgeçmediğini belirterek, Sakarya’nın yalnızca askeri bir başarı değil, milletin var olma iradesinin ortaya konulduğu bir mücadele olduğunu vurguladı.
“HATTI MÜDAFAA YOKTUR, SATHI MÜDAFAA VARDIR”
Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Türk ordusunun yaklaşık 100 kilometrelik cephede büyük bir mücadele verdiğini aktaran Özcan, Mustafa Kemal Paşa’nın savaşın en kritik anlarında verdiği “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” emrinin, savunma anlayışının temelini oluşturduğuna dikkat çekti.
22 gün 22 gece süren savaşta Türk birliklerinin ağır kayıplara rağmen mevzilerini savunduğunu belirten Özcan, Yunan ordusunun bütün çabalarına karşın Türk savunma hattını aşamadığını ve 10 Eylül’de başlayan Türk karşı taarruzuyla savaşın kaderinin değiştiğini ifade etti.
13 Eylül 1921 itibarıyla Sakarya Nehri’nin doğusunda Yunan kuvvetlerinin kalmadığını belirten Özcan, Sakarya Zaferi’nin Milli Mücadele’nin seyrini değiştirdiğini kaydetti.
SAKARYA, TAARRUZUN ÖNÜNÜ AÇTI
Celil Özcan, Sakarya Zaferi ile birlikte stratejik üstünlüğün Türk ordusuna geçtiğini belirterek, savaşın ardından Yunan ordusunun saldırı gücünü büyük ölçüde kaybettiğini söyledi.
Sakarya Zaferi’nin aynı zamanda diplomatik sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Özcan, Kars Antlaşması, Ankara Antlaşması ve İngiltere ile yapılan esir değişimi gibi gelişmelerin Ankara Hükümeti’nin uluslararası alandaki konumunu güçlendirdiğini ifade etti.
Sakarya’nın ardından Güney Cephesi’nin güvenlik altına alınmasıyla Türk birliklerinin Batı Cephesi’ne kaydırılmasının da Büyük Taarruz’a giden sürecin önemli aşamalarından biri olduğunu belirten Özcan, zaferin 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi için gerekli zamanı ve zemini sağladığını vurguladı.
“SAKARYA, TÜRK MİLLETİNİN YENİDEN DİRİLİŞİDİR”
ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Sakarya Meydan Muharebesi’nin yalnızca bir savaşın kazanılması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, zaferin Türk milletinin bağımsızlık iradesinin dünyaya gösterilmesi açısından tarihi bir anlam taşıdığını ifade etti.
Özcan, açıklamasının sonunda şu mesajı verdi:
“13 Eylül 1921 Sakarya Meydan Muharebesi Zaferi, Büyük Türk Milletinin ve kahraman Türk ordusunun yeniden dirilişinin ve varoluşunun adıdır. Başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu büyük mücadelede görev alan kahraman ordumuzun tüm komutanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
Sakarya Zaferi’nin 105. yıldönümü kutlu olsun.”
HABER-FOTO; HANİFE MERİÇ
FAHRİ MUHABİR
