Adli yıl başladı..

Adli yıl başladı..
02.09.2019
A+
A-

Edirne Barosu Başkanı Av. Alper Pınar, adaletin ve hakkın yanında olduklarını dile getirerek, “Halkımızın, hukukun, hukuk devletinin yanındayız. Ve bu kırmızı çizgilerden asla taviz vermeyiz” dedi.

20 Temmuz’da başlayan adli tatil sona erdi. Yeni Adli Yılın başlaması nedeniyle Edirne’de tören düzenlendi. Törene, hakimler, savcılar ve avukatlar katıldı.

Yeni Adli Yılın başlaması nedeniyle Cummhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak, İdare Mahkemesi Başkanı Yaşar Erdem, Edirne Barosu Başkanı Alper Pınar, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşımız seslendirildi.

Baro Başkanı Av. Alper Pınar, 2019-2020 Adli Yıl Açılışı nedeniyle yaptığı konuşmasına savunma ve hak arama özgürlüğünün yılmaz savunuculuğunu yaparken ebediyete intikal etmiş olan avukatlara, hakimlere, savcılara ve adalet personeline Allah’tan rahmet dileyerek başladı.

Genç bir avukat olarak 1999 yılında bürosunu açtığını anlatan Baro Başkanı Av. Pınar, “Genç bir avukat olarak, aynı yoldan geçen tüm meslektaşlarımızın hissettiği duyguları taşıyordum. Mesleğimi, adalet bilinci içerisinde, dürüstlükle yapacak, hukuksal koruma isteyen ve hakkını arayan insanlara hizmet edecektim. Bunu yaparken hukuk çizgisinden ayrılmayacak, hukuka ve yargıya güvenecek, umudum olan bu düzen içerisinde mesleğimi ifa edecektim. Hâkim ve savcılarımızla ortak paydamız olan hukuk içerisinde buluşacak, maddi gerçeğe ulaşmak noktasında, kanunlardan ve içtihatlardan başka bir kılavuz aramayacaktım. Müvekkilimin haklarını kanunlar çerçevesinde sonuna dek arayacak, tüm yasal yolları  tüketecek ve de davam kabul ya da red ile de sonuçlansa, adaletin yerini bulduğuna dair vicdanımı koruyarak adaleti asla yaralamayacaktım. Aradan geçen 20 yılda yaşadığımız tecrübeler ve karşılaştığımız bazı olaylar bizi hayal kırıklığına uğratsa da, bu anlayışımda ve inancımda asla yanılmadığıma, yargının tüm unsurlarının bu ilkeler çerçevesinde birleştiğine ve adaleti sağlamak noktasında tüm zorlukların üstesinden gelerek sürekli olarak çalıştığına şahit oldum” dedi.

Baro Başkanı Pınar, “Adaletin her zaman olmazsa olmazımız olduğuna, bu doğrultuda geliştirdiğimiz hukuk nosyonundan vazgeçmememiz gerektiğine olan inancımı perçinledim, buna sahip çıktım ve beni dinleyenlere aktardım. Bu temel anlayışın, istisnaları bir kenara bırakırsak, geçmişte olduğu gibi, gelecekte de olacağına dair inancım tamdır. Buna inanmalı, asla vazgeçmemeli ve bu uğurda mücadele etmeliyiz. Bizi adalet çizgisinden, hukuktan, hak arama özgürlüğünün yasal çizgilerinden ayırmak ve hukuk dışı yollarla hukuk yaratmak isteyenler tarihte olduğu gibi gelecekte de olacaktır. Ancak bizler bu anlayış ve düşünceye karşı daima mücadele edeceğiz. Beyninde, ruhunda, adalet ve hukuk olgusunu içselleştiren ve bu olgudan taviz vermeyen, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin her köşesinde yaşayan ve şu anda bu meydanda da bulunan avukatlar, hâkimler ve savcılar, bu mücadelenin neferleri ve savunucularıdır. Bu ülküden taviz vermemiz mümkün değildir. Hepimiz bu güzelim vatanda doğduk, okullarında okuduk. İmkânlarımız ve geldiğimiz yerler farklı da olsa birleştiğimiz ortak paydalar, Devlet, vatan, bayrak, insan ve adalet olmalıdır. Bu paydalarda birleşmemek olası değildir ve bu paydaların harcı, temeli ve de hamuru adalettir.

Adalet, hakkında insanlık tarihinden bu yana söz yazılan, insanların, toplumların ve devletlerin içselleştirmek zorunda olduğu bir duygu olduğunu belirten Pınar, “Adalet, Kutadgu Bilig de de aynı kavramlara işaret eder, Cicero’nun meşhur savunmasında da.. Adalet, insanın özünde ve ruhunda yaşar. Bizler, Yeni adli yıla da bu umudumuz ile giriş yapıyoruz” dedi.

Olayları, karmaşık hale getirmenın gereksiz olduğunu belirken Pınar, şunları söyledi;“ Her zaman basit düşünmek, basit ve akılcı çözümler üretmek ve empati yapabilmek doğru sonuca ulaşmak için geçerli bir kılavuzdur. Kapımızı çalan ve adalet arayan vatandaşımızın istediği basittir. Hukuki problemine çare bulmak. Yargıya başvurduğunda, hakkını koşulsuz arayabileceğini, kanun önünde eşit olduğunu, karşısında kim olursa olsun hukuk ve yasalar çerçevesinde haklı ise mutlaka adil bir sonuç alacağını ve de bu sonucu makul ve en kısa sürede alabilmek istediğini bilmeli ve buna göre davranmalıyız. Empati yaparak, kendimize sormalıyız biz de aynı durumda bunu istemez miyiz ? Ayrıcalık değil, adalet hepimizin istediği olgudur. Bu bilinç yapısında olan bizler, emek vererek hazırladığımız dilekçemizi, hakim ve savcılarımızın incelemesine sunmak, adil yargılanma ilkesinin zedelenmeden kendi normal sürecinde ilerlemesine kılavuz olmak, makul ve en kısa sürede sonuç almak, bunu yaparken, hakim ve savcılarımız açısından da empati yaparak, onların da içinde bulundukları zor koşullara rağmen adalet duygusu içinde hareket ettikleri inancı ve koşulsuz bilinci içerisinde adaleti aramalıyız. Biz avukatlar, hakim ve savcılar, hukuken karşıt olsak da, maddi gerçeğe ulaşmak isteyen ve aynı masanın etrafına oturarak bu gerçeğe ulaşmak için sohbet eden ve amacı ortak olan bir camiayız. Sohbetlerimiz sırasında karşılıklı sevgi ve saygıyı kaybetmeden, hukuk içerisinde sesimizi yükselttiğimizde olmuştur, olur, olacaktır ancak bütün bunlar, hakkını arayan sade vatandaşın adalet duygusuna bir tuğla daha koymak içindir. Ve sonucunda o masanın etrafında bir mutabakat imzalarız. Bu mutabakatın sonucunda, hak arayan vatandaş, ben hakkımı aradım, bana tamamen eşit davranıldı, tüm delillerim dinlendi, yargılama tamamen adil yapıldı verilen karar aleyhime de olsa tamamen adil olduğuna inanıyorum diyebilmelidir. Bunu bugüne dek olanca ve büyük çoğunlukla başardığımız gibi, devletimizin bekası, milletimizin refahı için sürekli olarak başarmaya ve bunun için asla vazgeçmemeye mecburuz.

Biz avukatlar masanın taraflarından biri olarak, bu adalet mücadelesini büyük bir sadelik, dürüstlük ve hatta tertemiz bir saflık içerisinde yaparken, emeğimizin karşılığını da alabilmeliyiz. Özellikle genç meslektaşlarımızın haykırışlarına kulak vermeli, genç avukatların sorunları ve de iş alanları ile mutlaka ilgilenmeliyiz. Savunmamız önündeki tüm engeller kaldırılmalı, masada daha rahat oturabilmeliyiz. Kurumların, o masada oturan biz avukatlara bakışı sözde değil özde değişmelidir. Kürsüye ve o masadaki adalet arayışının kutsallığına saygı gösteren biz avukatlara da aynı saygı gösterilmelidir. Avukata gösterilen saygı, hakkını ve adaletini arayan vatandaşımıza saygıdır. Hakim ve savcılarımıza gösterilen saygı da aynı şekilde insanımıza, adalete ve de devlete gösterilen saygıdır. Masanın etrafında oturan tüm tarafların kendisini adaletten, insanımızdan üstün görme hakkı yoktur.

Bizler, Adaletin, hakkın yanındayiz. Halkımızın yanındayiz, hukukun yanındayız, Hukuk devletinin yanındayız, Ve bu kırmızı çizgilerden asla taviz vermeyiz. Sizleri, yeni adli yılda da bu ilkelere sahip çıkmaya, bu uğurda mücadele etmeye, tüm zor koşulların üstesinden gelerek, adaleti, adil yargılanma ilkesinden ayrılmadan, en makul sürede bulmaya davet ediyorum. Yeni adli yıl kutlu olsun. hayırlı olsun” şeklinde konuştu.

 

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.