İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım politikalarını TBMM KİT Komisyonu’nda gündeme taşıdı. Çeltik üretim maliyetleri ile açıklanan alım fiyatları arasındaki farka dikkat çeken Akalın, fiyatların en az yüzde 20 artırılmasını ve ürün tesliminde yaşanan randevu sorunlarının giderilmesini istedi.
İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu’nda TMO’nun 2023 ve 2024 yılı faaliyetlerini değerlendirirken, özellikle Edirne ve İpsala’daki çeltik üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gündeme getirdi.

Artan girdi maliyetleri, alım fiyatları ve ürün tesliminde yaşanan gecikmelerin çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Akalın, tarımsal üretimin devamlılığı için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladı.
İPSALA’DA MALİYET 47,26 LİRA, CAMEO ALIM FİYATI 43 LİRA
Edirne’nin Türkiye çeltik üretimindeki önemli konumuna dikkat çeken Akalın, özellikle İpsala’da üreticilerin yükselen maliyetler karşısında ciddi bir ekonomik baskıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Üretici kuruluşlarının ortak çalışmasıyla bir kilogram çeltiğin üretim maliyetinin 47,26 lira olarak hesaplandığı yönündeki değerlendirmeleri aktaran Akalın, küçük ölçekli işletmelerde bu rakamın 50-52 liraya kadar çıkabildiğinin belirtildiğini söyledi.
Cameo çeşidi için açıklanan 43 liralık alım fiyatının, söz konusu maliyet hesaplamaları esas alındığında üreticinin giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığına işaret eden Akalın, TMO’nun fiyat belirlerken hangi maliyet verilerini dikkate aldığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Mazot, gübre, elektrik, sulama, zirai ilaç, işçilik, hasat, nakliye ve arazi kirası gibi giderlerin üreticinin yükünü artırdığını belirten Akalın, Edirne ve İpsala’nın üretim koşullarını esas alan kapsamlı bir maliyet çalışmasının önemine dikkat çekti.
“ÇİFTÇİ HASATTAN ÖNCE FİYATINI BİLMELİ”
Çeltik alım fiyatlarının zamanında açıklanmasının üreticinin planlama yapabilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirten Akalın, geçmiş yıllardaki uygulamaları da gündeme getirdi.
2023 yılı çeltik alım fiyatlarının 27 Ekim’de açıklandığını ve bu tarihte hasadın yüzde 75’inin tamamlandığını hatırlatan Akalın, hasadın büyük bölümü bittikten sonra açıklanan fiyatların üreticiyi koruma açısından yeterliliğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.2025 yılı hasat döneminde de benzer bir durum yaşandığını belirten Akalın, eylül ayında başlayıp kasım ayında tamamlanan hasadın alım fiyatlarının 23 Ocak 2026’da açıklandığına dikkat çekti.
Akalın, TMO fiyatları açıklanmadan önce ürününü satmak zorunda kalan üretici sayısının ve satışların hangi fiyatlardan gerçekleştiğinin açıklanmasını istedi.2026 yılı çeltik fiyatlarının 13 Ekim’de açıklanmasını olumlu değerlendiren Akalın, üreticinin hem ekim öncesinde ne ekeceğini hem de hasat öncesinde ürününü hangi koşullarda satabileceğini öngörebilmesi gerektiğini kaydetti.
TMO RANDEVULARINDA BEKLEYİŞ TEPKİ ÇEKTİ
Üreticilerin karşılaştığı bir diğer sorunun ürün teslimi için verilen ileri tarihli randevular olduğunu belirten Akalın, bazı çiftçilere aralık ayının ortasına kadar teslim tarihi verilebildiğine ilişkin bilgileri komisyon gündemine taşıdı.
Hasat döneminde borçlarını ödemek, işçilik ve diğer üretim giderlerini karşılamak, aynı zamanda yeni sezon için hazırlık yapmak zorunda kalan çiftçilerin uzun süre beklemesinin mağduriyet yarattığını ifade eden Akalın, randevu sistemindeki aksaklıkların nedenlerinin açıklanmasını istedi.
Sorunun alım kapasitesinden, depolama imkânlarından veya planlamadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Akalın, ürününü TMO’ya teslim etmek isteyen üreticilerin bekletilmeden alım sürecine dahil edilmesi çağrısında bulundu.
BUĞDAY FİYATLARINDA DA MALİYET VURGUSU
Akalın, komisyon görüşmelerinde buğday alım fiyatları ile üretim maliyetleri arasındaki ilişkiye de dikkat çekti.
2024 yılında ekmeklik buğday alım fiyatının ton başına 9 bin 250 lira olarak açıklandığını hatırlatan Akalın, üreticinin maliyetleri karşısında elde ettiği gelirin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Trakya Bölgesi’nde çiftçinin dekar başına gerçek net kazancının ortaya konulmasını isteyen Akalın, tarımsal girdi fiyatlarındaki artışın üreticinin gelirini doğrudan etkilediğini belirtti.
“TMO ÜRETİCİYİ KORUYAN BİR DENGE UNSURU OLMALI”
TMO’nun görevinin yalnızca alım fiyatı açıklamakla sınırlı olmadığını belirten Akalın, kurumun üreticiyi koruyan ve piyasa dengesini gözeten bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
Akalın’ın öne çıkardığı talepler arasında çeltik üretim maliyetlerinin bölge ve ürün çeşidine göre yeniden hesaplanması, alım fiyatlarının gerçek maliyetler doğrultusunda gözden geçirilerek en az yüzde 20 artırılması ve randevu sistemindeki sorunların giderilmesi yer aldı.
Çiftçinin emeğinin karşılığını almasının yalnızca üreticinin ekonomik geleceği açısından değil, ülkenin gıda arz güvenliği bakımından da önemli olduğunu vurgulayan Akalın, sürdürülebilir tarım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Haber: Hanife Meriç
