Ayçiçeğinde fiyat korkusu

Ayçiçeğinde fiyat korkusu
17.09.2019
A+
A-

Marmara Bölgesi’nin Ziraat Odaları Başkanları Edirne’de bir araya gelerek, ayçiçeğinde düşük fiyatlı ithalatının engellenmesi gerektiğine işaret ederek, ayçiçeği fiyatının çiftçilerin beklentisini karşılamadığını ve açıklanan çeltik fiyatının ise sadece çeltik maliyetini karşıladığını ifade ettiler.

Marmara Bölgesi’nin Ziraat Odaları Başkanları dün bir araya gelerek üreticilerin genel durumu, ayçiçeği ve Lisanlı Depoculuk konularında ortak bir basın toplantısı düzenleyerek açıklanan çeltik fiyatları ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. RYS Otel’deki Meriç Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Bilecek, Bursa ve Marmara Bölgesi’ndeki ilçe Ziraat Odaları Başkanları katıldı. Marmara Bölgesi adına açıklamalarda bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve İpsala Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Darcan, bu yıl yüzde 11 artışla yağlık ayçiçeği üretiminin 2 milyon ton olmasının beklendiğini ve bunun bu yıla kadar görülen en yüksek üretim rakamı olduğunu söyledi

AYÇİÇEĞİNİN YERİ

            Halkın, genellikle bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesinin ayçiçeğinin önemini arttırdığını vurgulayan Darcan, şunları söyledi; Ayçiçeği ülkemiz ekonomisi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Sıvı yağ tüketimimizin yüzde 76’sı, tohumları yüzde 40-45 oranında yağ içeren ayçiçeğinden karşılanmaktadır. Küspesinin içerdiği yüzde 30-40 oranındaki protein ile de hayvan beslemesinde değerli bir yem olan ayçiçeği, sabun ve boya sanayinde değerlendirilmekte, sapları da yakacak olarak kullanılmaktadır. Sapların yakılması ile oluşan kül ise yüzde 3640 oranında potasyum içermekte ve gübre olarak değerlendirilebilmektedir.

 “YAĞLI TOHUMLARDA AYÇİÇEĞİNİN PAYI YÜZDE 45”

2018 yılında 1 milyon 800 bin ton olarak gerçekleşen yağlık ayçiçeği üretiminin 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına göre yüzde 11 artışla 2 milyon ton olması beklenmektedir. Bu üretim rekor düzeydedir. 2 milyon ton üretim ülkemizde bu yıla kadar görülen en yüksek üretim rakamıdır. Her türlü zorluğa rağmen üreticilerimiz üretmeye devam etmektedir. Ülkemizde üretilen yağlı tohumlu bitkiler içerisinde ayçiçeğinin payı yüzde 45’tir. Ülkemizde halkın genelde bitkisel yağ olarak ayçiçeğini tercih etmesi ayçiçeğinin önemini arttırmaktadır. Çerezlik tüketimi amaçlı da üretim yapılmaktadır.

“ÜRETİCİLERİMİZ   KORUNAMIYOR”

Bu yıl ayçiçeğinin ekiminden hasadına kadar geçen süreçte yağışlar yeterli düzeyde gerçekleşmiştir. Ayçiçeği veriminde geçen yıla göre artış beklenmektedir. Bu beklenti 2019 yılı ilk tahmin sonuçlarına da yansımıştır. Birliğimizce yapılan çalışma sonucunda ayçiçeğinin 2019 yılı maliyeti 2,46 TL/kg olarak tespit edilmiştir. Açıklanan 2,5 TL/kg fiyat birliğimiz tarafından açıklanan maliyetin yüzde 1,6 üzerindedir. Trakya Birlik ve Tarım Kredi Kooperatifi bu fiyattan alıma başlamıştır. Ancak bilindiği üzere gümrük vergi oranları üreticilerimizi korumaya yetmemektedir. Dolar kuru yüksekliği nedeniyle yapılan ithalat maliyeti 2.500 Ton/TL seviyesinde idi. Ancak geçtiğimiz haftadan itibaren dolar kurunda görülen gerileme ayçiçeği fiyatına yansımış ve piyasada fiyatlar 2.200 Ton/TL’ ye kadar gerilemiştir. Doların daha da gerilemesi durumunda bu fiyat daha da gerileyecek mi? Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Trakya Birlik 2.500 Ton/TL’ye ürün almaya devam ediyor.

 “HEM ÜRETİCİLER HEM DE TRAKYA BİRLİK ZARAR GÖRÜR”

Sonuçta ne olacak? Üretici ürününü piyasaya değil, Trakya Birlik’e teslim edecek ve piyasada yağ fiyatlarının ithal ürünle düşmesi durumunda Trakya Birlik zarar edecek. Bu durumdan hem üretici hem de Trakya Birlik zarar görecek. Hasat döneminde bu tür ani değişimlere karşı hızlı önlemler alınmalıdır. Gümrük vergi oranı piyasayı koruyamıyor ise referans fiyatlar artırılarak, düşük fiyatlı ürün ithalatı engellenmelidir. Bu nedenledir ki ayçiçeğinde referans fiyat üreticilerimiz için büyük önem taşımaktadır. Hali hazırda ayçiçeğinde ton başına ithal fiyatların bin 450 lira seviyesinde olduğu dikkate alındığında üreticilerimiz tedirginlik içindedir.

“REFERANS FİYATIN YÜKSELTİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

Geçmiş yıllardaki uygulamalara bakıldığında 800 dolar/Ton’a kadar çıkarılan referans fiyat üreticilerimiz tarafından yerinde bir karar olarak değerlendirilmiştir. Bu yılda da referans fiyatın 700 dolar/tona yükseltilmesini bekliyoruz. Bu ton başına alınan verginin 90 dolardan 140 dolar seviyesine çıkartılması demektir. Gelen ithal ürün maliyetinin ton başına 50 dolar artması iç piyasa fiyatlarının gerilemesini engelleyecektir. Ayrıca, 2017 yılında yağlı tohum, bitkisel yağ ve bunların küspelerinin işlenmesi sonucu arta kalan küspelerinin ithalatı için ödenen döviz miktarı 3,2 milyar dolar iken 2018 yılında bu rakam yüzde 9,4 düşüşle 2,9 milyar dolara gerilemiştir.

Artan üretimle birlikte, ithalata duyulan ihtiyaç da azalacaktır. Üreticilerimizin bir sonraki sezonda üretime devam edebilmesinin sağlanması, üretimin cazip hale gelmesi bakımından fiyat düşüşleri önlenmelidir. Üreticilerimizin alın terinin karşılığını alması, hem üreticilerimizin hem ülkemizin kazançlı çıkması en büyük temennimizdir. Ayçiçeği üreticilerimize bereketli bir hasat dönemi diliyorum.

“BORÇLAR 5 YIL FAİZSİZ OLARAK EŞİT TAKSİTLERE BÖLÜNSÜN”

Bu yıl ve geçen yıl yaşanan ekonomik krizler nedeniyle üreticilerimiz yüksek girdi maliyetleriyle ürün ekimi yapmıştır. Piyasada da bu yıl fiyatların çok iyi gitmemesi sebebiyle bankalara olan borçlarını 5 yıl hükümetimizden faizsiz ertelenmesini talep ediyoruz. Üreticilerimizin borçları 5 yıl faizsiz olarak eşit taksitlere bölünsün ki ödemelerde kolaylık sağlansın. Yoksa üreticilerimiz yeni bir kredi alırsa bu ne demek oluyor, borç üstüne borç oluyor. Bu da üreticilerimizi çok zor durumda bırakıyor.

“LİSANSLI DEPOCULUKTA YAŞANAN SIKINTILAR”

Lisanslı Depoculuk bu yıl faaliyete geçti ama Lisanslı Depoculukta yaşanan sıkıntılarımız var. Lisanslı Depoya ürün teslim eden üreticilerimiz yüzde 75’ini Ziraat Bankası’ndan kredi şeklinde geri alabiliyordu. Yani ürününü teminat gösterip yüzde 75 alabiliyordu. Yalnız kredi borcu olanlar bunların dışında tutuluyor. Ziraat Bankası’ndan deniyor ki, ‘Bunu almanız için buradaki kredilerinizi kapatmanız gerekiyor’. Üreticilerimiz gidip kredi borçlarını kapatıyor. Lisanslı Depoya teslim ettiği ürününün yüzde 75’ini tekrar kredi olarak alıyor. Yalnız piyasaya satmaya geldiğinde ilk önce şu sorunla karşılaşıyor. Banka diyor ki, ‘Bu borcunuzu kapatın, ondan sonra ürününüzü satın’. Zaten üreticilerimiz zor durumda. Bu ürünü satmadan bunu nasıl kapatacak. Bunu da hükümetimizin bilmesini ve bu konuda da tedbir almasını istiyoruz.

“ANA ÜRÜNLERİNDEN BİR TANESİ ÇELTİKTİR”

Biz daha önce de Edirne Ziraat Odaları olarak ve diğer bölgelerde çeltik ekimi yapılan Çanakkale’miz de var, Balıkesir’imiz de var, bütün ilçelerimiz de olmasa da, biz de de herhalde Lalapaşa’da çeltik yok. Çeltik, Marmara Bölgesi’nin önemli ana ürünlerinden bir tanesi. Özellikle de Edirne olarak. Biz çeltik maliyetlerimizi basınla paylaştık. 2 bin 300 lira gibi bir dönüm maliyetimiz vardı. Bu dane maliyetini tabi değiştiriyor.

Bir Osmancık’ın verimi, Baldo’nun verimi veya Luna’nın verimi bunlar farklı farklı tonajlara sahip ama dane verimine gelince yani 3 bin liranın üzerinde bizim dane maliyetimiz var. Yani bugün açıklanan bir 3.05 Osmancık, şu anda ancak bizim maliyetimizi karşılamaktadır. Ben bu yıl üreticilerin çok kar edeceğini düşünmüyorum. Bu rakamlar çok dip rakamlardır. Ben, Tarım Bakanlığımızdan bu fiyatları tekrar gözden geçirmesini istiyorum. Bu fiyatlar gerçekten üreticilerimizin üretim maliyetleridir. Bu fiyatlar da üreticilerin para kazanması çok zor.

Biçime daha yeni girdik. Rekolteyi bilmiyoruz. Bir rekolte tahminimiz var. Bu yıl havalar birçok bölge de iyi gitti. Biçim olmadan da tam bir net bir şey söylemek mümkün değil. Bazı bölgelerde sisten kaynaklanan başaklarda dane kayıpları var. Bunların yavaş yavaş rekolteleri elimize gelsin onları ancak o zaman değerlendirebileceğiz” dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.