Doç. Dr. Can; “20. Milli Eğitim Şûrası Toplanmalıdır”

Doç. Dr. Can; “20. Milli Eğitim Şûrası Toplanmalıdır”
15.05.2020
A+
A-

Türkiye’de açık ve uzaktan eğitim konusunda çalışmalar yürüten ve geçtiğimiz günlerde Koronavirüs (Covid-19) pandemisi nedeniyle “Eğitim Bilim Kurulu” oluşturulmasını öneren, Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç.Dr. Ertuğ Can, “Eğitim Bilim Kurulu” na neden ihtiyaç duyulduğuna açıklık getirerek, pandemi sürecinde öğrencilerin ve ailelerin eğitim ile ilgili en temel gündemlerinin “sınavlar, uzaktan eğitime erişim ve motivasyon” olduğunu belirtti.

Pandemi sonrasında “20.Millî Eğitim Şûrası” nın Covid-19 gündemiyle toplanmasını öneren Doç.Dr. Can, “Eğitim Bilim Kuruluna Neden İhtiyaç Var?” konusunda şunları kaydetti. “Pandemi, Türkiye’de yaklaşık 26 milyon öğrenci, ortalama 1 milyon 300 bin öğretmen ve öğretim elemanı ile aileleri de dahil ettiğimizde, toplumun dörtte üçünü doğrudan etkilemektedir. Böyle bir kriz durumunda, sağlıklı kararların alınması ve uygulanması “Eğitim Bilim Kurulu” aracılığıyla gerçekleşebilir.”Çünkü, Doç.Dr. Can’a göre “Son zamanlarda Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) ve Liseye Geçiş Sınavı (LGS) gibi önemli merkezî sınavların tarihleri ile kapsam ve sürelerinde önemli değişiklikler yapılmıştır.”  Can, ayrıca; “Yaklaşık olarak 2,5 milyon öğrencinin katılması beklenen ve 20-21 Haziran 2020’de yapılması planlanan YKS’nin, önce 25-26 Temmuz 2020 tarihine, ardından tekrar değiştirilerek 27-28 Haziran 2020 tarihine ertelendiğini,  7 Haziran 2020’de gerçekleştirilmesi planlanan ve 1,5 milyondan fazla öğrencinin girmesi beklenen LGS’nin ise 20 Haziran 2020 tarihine ertelendiğini belirtti” ve “bu değişikliklerin pedagojik gerekçelerinin öğrenciler, aileler, öğretmenler ve toplumun geneli ile paylaşılmasında yarar bulunmaktadır” dedi.Doç.Dr. Can, “Yükseköğretim sisteminde de, akademik takvimler ve sınavlar başta olmak üzere pek çok alanda önemli değişikliklere gidildiğini belirterek, başlangıçta üniversitelerin akademik takvimlerini ilan edebilecekleri belirtilmiş ve bazı üniversiteler akademik takvimlerini ilan ederek sınavları yüz yüze yapma kararı almıştır. Ancak, YÖK’ün son yaptığı yerinde ve doğru bir açıklama ile tüm üniversitelerde sınavların online yapılacağı belirtilmiştir” dedi.Can, daha sonra sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu örnekler, okul öncesi eğitimden yükseköğretime kadar her kademede akademik takvimlerin belirlenmesi, sınavların tarihi, süresi, içeriği, uygulama koşulları, değerlendirilmesi, sınav sonrasında öğrencilerin ilgili programları tercihleri ve yerleştirilmeleri gibi tüm süreçler, oluşturulacak “Eğitim Bilim Kurulunun” MEB ve YÖK’e sunacağı bilimsel önerilere göre gerçekleştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, burada önerilen “Eğitim Bilim Kurulunun” amacı problem aramak değil, hepimizin bir şeyler öğrendiği ve büyük dersler çıkardığımız bu zor günlerde uygulamada birliktelik sağlamak, adalet, eşitlik ve kapsayıcılık temelinde esnek ve uygulanabilir kararlar alınması konusunda MEB ve YÖK’e yardımcı olmaktır”. Ayrıca, “öğrencilerin ve ailelerin eğitim bağlamında temel ihtiyaçlarının belirlenmesi ve eğitimin kesintisiz sürdürülebilmesi için herkesin uzaktan eğitim fırsatlarına eşit erişimini sağlama konusunda da oluşturulacak kurul önemli katkılar sunabilir” dedi.“Öğrencilerin ve Ailelerin Gündemi: Sınavlar, Uzaktan Eğitime Erişim ve Motivasyon” Doç.Dr. Can’a göre,  “Öğrencilerden gelen geribildirimler ile gözlem ve incelemelerine göre, pandemi sürecinde öğrencilerin ve ailelerin en temel gündem konusunu, uzaktan eğitime erişim sorunu, dijital araçların yetersizliği, motivasyon ihtiyacı ve sınavlar oluşturmaktadır”.

Ayrıca, “Geçmişten günümüze kadar Türk Eğitim Sisteminin en temel tartışma alanlarından biri olan “merkezî sınavların” pandemi sürecinde de öğrencilerin, öğretmenlerin, ailelerin ve yöneticilerin en önemli gündem konularından biri olduğunu” belirten Can;  “MEB tarafından öğrencilere EBA TV aracılığıyla eğitimler yürütülmesine rağmen, öğrencilerin bu eğitimlerine ilişkin başarılarının değerlendirilememesi ve sınıf geçmede birinci dönemde alınan notların esas alınması, gelecek süreçte uzaktan eğitim uygulamalarının etkililiğinin kapsamlı olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, sınavlar konusunun mutlaka kapsamlı olarak ele alınmasına ihtiyaç bulunmaktadır”. Dedi.Doç.Dr. Can; “Öğrencilerin bir bölümünün kişisel bilgisayara sahip olmaması, internet kotalarının yetersizliği uzaktan eğitim olanaklarına erişimlerini engellemektedir. Öğrencilerin yaklaşık olarak %70’i canlı derslere katılım sağlayamıyor. Gözlem ve değerlendirmelere göre, gerekli teknolojik olanağa ve internet erişimine sahip olan öğrencilerin bir bölümünün ise bilişim teknolojilerini yeterli düzeyde kullanamadıkları görülmektedir. Örneğin, sınav uygulamalarını henüz tamamlayamayan, temel becerilere sahip olmadığı için katılım sağlayamayan, dijital materyallere hiç erişim sağlayamayan öğrenciler bulunmaktadır. Öğrencilerin bir bölümü, uzaktan eğitim uygulamalarına ortak bilgisayar ve internetten erişim sağlayabildiklerini, kişisel bilgisayarlarının bulunmadığını belirtmektedir”. Dedi.Can’a göre; görüşüne başvurulan bir öğrencinin “Evimizde bilgisayar ve internet olanağımız yok, abimin şirket bilgisayarından ve internet kotasından ancak akşamları kısa süreli erişim sağlayabiliyorum, video ve sunumları indirmekte sorun yaşıyorum. Sadece mesajları okuyabiliyorum.” Bir diğer öğrencinin ise “Köyde yaşıyorum ve internet olanağımız yok, canlı ders veya uzaktan eğitim derslerine erişebilmek için internetin çektiği bir yüksek bölgeye çıkmam gerekiyor ya da ilçe merkezine gitmem gerekiyor, bu da her zaman mümkün olmuyor” Şeklindeki ifadeleri de göstermektedir ki, pandeminin eğitim sistemi üzerindeki etkileri iyi bir şekilde analiz edilerek, bu kriz fırsata dönüştürülebilir ve toplumun dijital dönüşümü sağlanabilir. İmkânı olmayan ailelerden her haneye en az bir bilgisayar temin edilebilir. Öğrencilere uzaktan eğitim platformlarına girişte kullanılmak üzere sınırsız internet desteği sağlanabilir ve tüm bölgeler için internet altyapısı güçlendirilebilir.Doç.Dr. Can ayrıca; “Pandemi sürecinde öğrenciler uzaktan eğitim uygulamalarında motivasyon sorunu yaşamaktadır. Özellikle dersleri takip etme, sınavlara hazırlanma, sınav uygulamaları, aile içi bireylerle iletişim, geleceğe yönelik belirsizlikler gibi konularda motivasyona ihtiyaçlarının olduğunu belirtmektedirler. Bu sorun karşısında, tüm öğretim kademlerinde yükseköğretimde dahil olmak üzere, e-rehberlik uygulamaları etkin olarak kullanılarak, öğrencilere ve ailelere, rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunulabilir”. DediPandeminin ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerinin, gelecekte öğrencilerin bölgeler arası hareketliliğine neden olabileceğini belirten Can, “Pandemi, özellikle örgün öğretimde devamsızlıklara, okul terklerine ve bazı bölgelerdeki okul kontenjanlarının boş kalmasına neden olabilir. Bu konulara ilişkin de mutlaka planlı, uygulanabilir çalışmalar yürütülmelidir” Dedi. “20.Millî Eğitim Şûrası Covid-19 Gündemi İle Toplanmalıdır.”

Doç.Dr. Can’a göre; “Pandeminin etkilerinin azalması ile birlikte ilk yapılacak işlerden biri 20. Millî Eğitim Şûrasının toplanmasını sağlamak olmalıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında 1921-1926 arasında eğitim politikalarına yön vermek amacıyla “Heyet-i İlmiye” adıyla 3 kez toplanan ve sonuncusu da 2014 yılında toplanan Millî Eğitim Şûrası, Covıd-19 gündemi eklenerek toplanabilir. Böylece, pandeminin eğitim sistemi üzerine olan etkileri her kesimin katılımı ile değerlendirilerek geleceğe yönelik uygulanabilir öneriler geliştirilip Millî Eğitim Bakanlığı’na sunulabilir.” Haber: Metin KARAKUŞ/KIRKLARELİ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.