Doç. Dr. Can: “Pandemi Sürecinde ‘öğrenme ve kalite’ esas alınmalıdır”

Doç. Dr. Can: “Pandemi Sürecinde ‘öğrenme ve kalite’ esas alınmalıdır”
29.05.2020
A+
A-

Kırklareli Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ertuğ Can, geçen günlerde, Covıd-19 Pandemisi nedeniyle öncelikle bir “Eğitim Bilim Kurulu” oluşturulmasını ve ardından ise 20. Millî Eğitim Şûrası’nın toplanması gerektiğini söylemişti. Doç. Dr. Can, “Şu anda üniversitelerin öncelikli gündemi dijital ortamlarda yürütülecek yılsonu sınavlarını tamamlamaktır. Ancak, pandemi sürecinde öncelikle kurumsal olarak, öğrencilere Hangi içerikleri? Hangi yöntemlerle? Ne kadar öğretebildik? Şeklindeki soruların cevaplandırılması ve daha sonra sınavlara odaklanmak gerekir”, ayrıca, “YÖK Dersleri Platformunda yer alan ders kaynakları, nicelik ve nitelik yönünden mutlaka geliştirilmeli, Uzaktan Eğitim Merkezleri ise kalite odaklı faaliyet göstermelidir” dedi.“UZAKTAN ÖĞRETME-ÖĞRENME SÜRECİ Mİ? SINAVLAR MI?” Uzaktan eğitimde öğrenmenin ve sunulan eğitimin niteliğinin çok önemli olduğunu belirten Kırklareli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Doç.Dr. Can, “Uzaktan eğitim uygulamalarında etkili öğretim ve etkili öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediği çok önemli, yürütülen öğretme-öğrenme sürecinin etkililiğine odaklanmak gerekir. Sağlıklı bir öğretme-öğrenme süreci gerçekleşmeden yapılan sınavlar, sadece öğrencilere bir derse yönelik puan vererek başarılı saymaktan öteye geçmeyecek, sınav uygulamaları da bir formalite olacaktır.  Mevcut uygulamada, geçerlik, güvenirlik ve güvenlik koşulları tam oluşturulmadan gerçekleştirilen sınavlar, sayısız ek sınavlar, mazeret sınavları, farklı uygulama örnekleri, tamamen öğrencilerin ilgili dersten başarılı olmalarına yönelik, herhangi bir mağduriyet oluşturmadan ve olumsuzluk yaşanmadan uzaktan eğitim sürecini bir an önce tamamlamaya yönelik uygulamalar olduğu izlenimi vermektedir. Oysa, tüm öğretim süreçlerinde olduğu gibi, pandemi sürecindeki uzaktan eğitim uygulamalarında da ‘öğrenme ve kalite’ esas alınmalıdır” dedi.

YÖK’ün dijital ortamda gerçekleştirilecek sınavlara yönelik temel ilkeleri belirlemesi ile dijital ortamlara erişimi olmayan öğrencilere kamu kurumlarının bilgisayar ve internet olanaklarına erişim imkânı sağlanmasının önemli ve olumlu bir gelişme olduğunu söyleyen Doç.Dr. Can, “Ancak, pek çok üniversitenin Öğrenme Yönetim Sistemi (ÖYS), derslerin yürütülmesi ve sınav uygulamalarında gerekli altyapı ve donanıma sahip olmadığı gibi, özellikle sınavların güvenliği ve denetlenebilirliğini tam olarak sağlamak mümkün olmamaktadır. Bu yüzden, objektif bir sınav uygulaması için gerekli altyapının oluşturulması, yöneticilerin, öğretim elemanlarının ve öğrencilerin bilgilendirilmesi gerekmektedir. Etkili ve nitelikli bir öğretme-öğrenme süreci sonunda, geçerli, güvenilir ve objektif sınavlara da kimse itiraz etmeyecektir. Ayrıca, yükseköğretimde uzaktan eğitim uygulamalarına yönelik ölçme ve değerlendirme birimi oluşturulmalıdır” diye konuştu.

Sınavların farklı fonksiyonları bulunduğunu, sadece sonuç odaklı sınavları esas almak ve sınavların güvenliğine odaklanmanın da doğru olmadığını söyleyen Doç.Dr. Can, “Öncelikle, öğretme-öğrenme sürecinin etkililiğine odaklanarak,   öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğini, öğrencilerin öğrenme eksikliklerini ve ne kadar öğrendiklerini belirlemeye çalışmalıyız.  Bu yüzden sınavlara odaklanmadan önce, pandemi sürecinde öğretim elemanları olarak uzaktan eğitim ile Ne Öğrettik? Nasıl Öğrettik? Ne kadar Öğrettik? , öğrenciler için ise, Ne Öğrendi? Nasıl Öğrendi?  Ve Ne Kadar Öğrenebildi? Gibi sorular üzerine düşünmemiz gerekir. Aksi takdirde, eğitim sistemimizin temel sorunlarından olan sınavları merkeze alan uygulamalar, gündemde yer almaya devam edecektir. Unutulmamalıdır ki, uzaktan eğitimde etkili öğretim için öğretim elemanlarının ve yöneticilerin, etkili bir öğrenme için ise öğrencilerin desteğe ihtiyacı bulunmaktadır” dedi.“YÖK DERSLERİ PLATFORMU GELİŞTİRİLMELİDİR” Pandemi sonrasında açık erişime sunulan YÖK Dersleri Platformunun nicelik ve nitelik bakımından yeterli olmadığını dile getiren Doç.Dr. Can, “YÖK’ün erişime açmış olduğu YÖK Dersleri Platformunda 27 lisans, 47 ön lisans ve 7 lisans tamamlama programına yönelik basılı materyaller yer almaktadır. Paylaşıma açılan dersler, sanat ve uygulamalı bölümler başta olmak üzere tüm alanları kapsamamaktadır. Örneğin, Eğitim Bilimleri alanına yönelik sadece 1 tane İngilizce ders materyali bulunmaktadır. Türkiye’de, 204 Üniversite bulunmasına rağmen, YÖK Dersleri Platformuna sadece Anadolu Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi olmak üzere, 4 üniversitenin ders materyali sunduğu görülmektedir. Ders materyallerinin genellikle açıköğretimde aktif olan bölüm derslerinden oluşması dikkat çekmektedir. Öğrencilerin kendilerine sunulan bu içeriklere erişim durumu, kullanım oranları ile başarıya etkisi bilimsel ve resmî verilerle ortaya konularak sistem geliştirilmelidir. Öğrencilerin nitelikli ders kaynaklarına erişimi bakımından YÖK dersleri platformunun video, sunum vb. görsel, etkileşimli ve zengin içeriklerle desteklenmesi gerekir. Sisteme yüklenen ders içeriklerinin sayısı kadar, niteliğine de önem verilmelidir. Bu amaçla, yükseköğretimde uzaktan eğitim uygulamalarına yönelik içerik geliştirme birimi oluşturulmalıdır” diye konuştu.

“UZAKTAN EĞİTİM MERKEZLERİ KALİTE ODAKLI OLMALIDIR” Pandemi sürecinde uzaktan eğitim uygulamalarında etkili bir öğretme-öğrenme süreci bakımından Uzaktan Eğitim Merkezlerinin (UZEM) önemli fonksiyonları bulunduğunu belirten Doç.Dr. Can, “Türkiye’de 204 Üniversite’nin 123’ünde UZEM bulunmaktadır. Türkiye’de 81 Üniversite’de UZEM bulunmaması ve YÖK Dersleri Platformundaki ders içeriklerinin yeterli olmadığı dikkate alındığında,  sınavlardan daha öncelikli olarak, bu üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin uzaktan eğitimlerinin nasıl yürütüldüğü,  hangi ders içeriklerine nasıl erişim sağladıklarının ve öğretim sürecinin ne kadar etkili olduğunun ele alınması gerekmektedir. Ayrıca, mevcut UZEM’leri altyapı, personel, destek hizmetleri, yönetim, ders içerikleri ile ölçme-değerlendirme bakımından güçlendirilmelidir. Türkiye’de uzaktan eğitim merkezleri ve programları, ihtiyaç analizleri doğrultusunda belirli standartlar esas alınarak açılmalı, teknik, yasal ve pedagojik yeterliliği sağlanmalı, akreditasyon standartları esas alınarak kaliteye odaklanılmalıdır. Yükseköğretim Kalite Kurulu, Üniversitelerin kalite süreç değerlendirmelerinde uzaktan eğitim uygulamalarını da esas almalıdır” şeklinde konuştu. Haber: Metin KARAKUŞ/KIRKLARELİ

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.