Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmenlere yönelik önlük uygulamasına tepki göstererek, uygulamanın zorunluluğa dönüştürülmesine karşı hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı. Millî Eğitim Bakanlığı’nın öğretmen önlüğü uygulamasına ilişkin düzenlemeleri, Eğitim-İş’in tepkisine neden oldu. Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, 2023 yılında “tercih” ve “teşvik” söylemleriyle başlayan uygulamanın, 2026-2027 eğitim öğretim yılı için yayımlanan genelgeyle zorunluluk niteliğine büründüğünü savundu. Zobar, Bakanlık tarafından yayımlanan “Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu” ile öğretmenlerin giyeceği önlüğün rengi, kumaşı, boyu, cep sayısı, yaka biçimi ve ölçülerine kadar ayrıntılı standartlar getirildiğini belirterek, bunun öğretmenlerin tercih alanını daralttığını ifade etti.

“EĞİTİMİN ONCA SORUNU VARKEN ÖNLÜĞÜN SANTİMETRESİNE KADAR UĞRAŞILIYOR”
Eğitim sisteminin çok sayıda temel sorunla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Zobar, Bakanlığın önlük düzenlemesine gösterdiği hassasiyetin öğretmenlerin ve öğrencilerin gerçek sorunlarına da gösterilmesi gerektiğini söyledi. Zobar açıklamasında;“Keşke aynı titizlik öğretmen açığının kapatılmasında, kalabalık sınıfların azaltılmasında, okulların temizlik ve güvenlik sorunlarının çözülmesinde gösterilseydi. Keşke öğretmenlerin geçim sıkıntısı, barınma ve ulaşım sorunları, norm kadro mağduriyetleri, resen atamalar ve yıllardır çözülemeyen yer değiştirme sorunları için bu kadar mesai harcansaydı.” ifadelerini kullandı.Öğretmenlerin okullarda karşı karşıya kaldığı şiddet sorununa da dikkat çeken Zobar, öğretmenin güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının kıyafet düzenlemelerinden çok daha önemli olduğunu vurguladı.
“ÖĞRETMENİN İTİBARI BİR KUMAŞ PARÇASIYLA SAĞLANMAZ”
Bakanlığın öğretmenlik mesleğinin saygınlığını kıyafet üzerinden tarif etmeye çalıştığını savunan Zobar, öğretmenin itibarının önlükle sağlanamayacağını belirtti.Zobar, öğretmenin mesleki itibarının; emeğine verilen değer, ekonomik ve özlük hakları, mesleki özerklik ve güvenli çalışma koşullarıyla güçlendirilebileceğini ifade etti.“Öğretmenin itibarı üzerine giydirilecek bir kumaş parçasıyla sağlanmaz. Öğretmenin itibarı; emeğine verilen değerle, ekonomik ve özlük haklarıyla, mesleki özerkliğiyle, güvenli çalışma koşullarıyla ve mesleğine gösterilen saygıyla sağlanır.” dedi.
“KADIN ÖĞRETMENLERİN KIYAFETİ ÜZERİNDEKİ MÜDAHALELER KAYGI VERİCİ”
Açıklamasında kadın öğretmenlere yönelik kıyafet düzenlemelerine de özel olarak değinen Zobar, öğretmenlerin kıyafetlerinin “mesleğin vakarı” ve “toplumsal hassasiyetler” gibi sınırları belirsiz kavramlarla değerlendirilmesinin kaygı verici olduğunu söyledi.Zobar, özellikle kadın öğretmenlerin kendi kıyafetlerini uzun bir önlük altında görünmez hâle getiren bir modelin yalnızca mesleki aidiyet gerekçesiyle açıklanmasını yeterli bulmadıklarını ifade etti.
“TERCİH DİYE BAŞLADI, ZORUNLULUĞA DÖNÜŞTÜ”
Uygulamanın geçmişte “tercih” ve “teşvik” ifadeleriyle gündeme geldiğini hatırlatan Zobar, bugün gelinen noktada öğretmenlerin önlük giymesinin takip edilen bir uygulama hâline getirildiğini savundu.“Daha önce ‘tercih’ denilerek başlayan bir uygulamanın birkaç yıl içinde zorunluluğa çevrilmesi, Bakanlığın öğretmene bakışını da ortaya koymaktadır.” diyen Zobar, öğretmenin kendi kararlarını verebilen bir eğitim emekçisi olduğunu vurguladı.
“ELLİ KİŞİLİK SINIFTA BİR ÇOCUĞA KAÇ SANTİMETREKARE DÜŞÜYOR, ONU HESAPLAYIN”
Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar, Bakanlığa yönelik eleştirisini dikkat çekici bir örnek üzerinden sürdürdü:“Önlüğün boyunu santim santim hesaplayacağınıza, elli kişilik sınıfta bir çocuğa kaç santimetrekare düştüğünü hesaplayın. ‘Toplumsal hassasiyet’ diyerek başta kadın öğretmenlerin kıyafetini ölçmeye kalkmayın. Öğretmenin itibarı önlükle sağlanmaz; eğitime verilen zarar da önlükle örtülmez.”
EĞİTİM-İŞ: “HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ”
Eğitim-İş olarak söz konusu düzenlemeye karşı hukuki mücadele başlatacaklarını açıklayan Zobar, öğretmenlerin uygulama nedeniyle baskı, tutanak, soruşturma veya herhangi bir yaptırımla karşı karşıya kalması durumunda da üyelerinin yanında olacaklarını söyledi.Zobar, “Eğitim-İş olarak bu hukuksuz olduğunu değerlendirdiğimiz dayatmayı yargıya taşıyacağız. Öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu getiren düzenlemeye karşı gerekli hukuki süreci başlatacağız.” dedi.
“ÖĞRETMENLER KIYAFET STANDARDI DEĞİL, GÜVENLİ VE ÖZGÜR ÇALIŞMA KOŞULLARI BEKLİYOR”
Açıklamasının sonunda Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenen Zobar, Bakanlığın önceliğinin öğretmenlerin kıyafetlerini standartlaştırmak yerine eğitim sisteminin temel sorunlarına çözüm üretmek olması gerektiğini belirtti.Zobar, öğretmenlerin atama, insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenli okul ortamı ve mesleki saygınlık beklediğini ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:“Öğretmen devletin kendisine biçtiği tek tip görüntünün taşıyıcısı değildir. Mesleki bilgi ve birikimi olan, sınıfında pedagojik sorumluluk taşıyan bir eğitim emekçisidir. Ne giyeceğine karar verecek iradeye de sahiptir.”Eğitim-İş’in mesajı ise net oldu:“Önlük giymek öğretmenin tercihidir; idarenin dayatacağı ve takip edeceği bir zorunluluk olamaz.”Zobar, Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevinin öğretmenlerin kıyafetini standartlaştırmak değil; öğretmenlerin özgür ve güvenli biçimde mesleklerini yapabileceği, öğrencilerin ise nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime ulaşabileceği koşulları sağlamak olduğunu belirtti.
HABER FOTO; HANİFE MERİÇ
FAHRİ MUHABİR
