Eğitim Sen Genel Başkanı Aytekin, “6 Milyon Öğrenci Eğitimden koptu”

Eğitim Sen Genel Başkanı Aytekin, “6 Milyon Öğrenci Eğitimden koptu”
07.10.2020
A+
A-

Eğitim Sen Genel Başkanı Aytekin Aydoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüz yüze eğitime geçilecek yeni sistemi ile alakalı Eğitim Sen Edirne Şubesi’nde bir basın açıklaması düzenledi. 6 milyon öğrencinin eğitimden tamamen koptuğunu görerek yüz yüze eğitimin en çok kendilerinin başlamasını istediğini söyleyen Genel Başkan Aydoğan, bu soruna  500 bin tabletle çözüm bulmayı eleştirdi. Sağlık Bakanlığı’nın, okullarda öğrenci ve öğretmene tanı konulduğunda eğitimin devam etmesi kararının da yanlış olduğunu belirten Başkan Aytekin Aydoğan, bunun herkes için sağlık riski olduğunu sözlerine ekledi.

“KURAN KURSALARINDA  PSİKOLOJİK VE FİZİKSEL ŞİDDETE TANIKLIK ETTİK”

Genel Başkan Aytekin Aydoğan “Her geçen gün eğitim alanına dair yaşadığımız kaygı artıyor. Şu anda sağlık krizi, eğitim krizine dönüşmüş durumda. 16 Mart salgınında okulların kapatılmasından bugüne yaklaşık 7 ay geçmesine rağmen; Milli Eğitim Bakanlığı’nın hala yüz yüze eğitimin sağlık riskine neden olmadan açılabilmesine ve uzaktan eğitimde yaşanan sorunların giderilmesine ilişkin hazırlıklı olmadığını görüyoruz, yol haritaları yok. Ama aynı zamanda bu hazırlıksızlığın siyasi iktidarın bir tercihi olduğunu biliyoruz. Uzun yıllardır kamusal eğitime ayrılmayan bütçeler, salgın gibi yaşamsal bir dönemden geçerken dahi ayrılmamakta. Salgında, 18 yıldır eğitimde yaşanan eşitsizlik daha da derinleşti. Başta yoksul ailelerin çocukları olmak üzere eğitimden kopuş hızlanıyor. Öğrencilerimiz gerekli önlemler alınarak yüz yüze eğitimin başlamadığı, uzaktan eğitimdeki eşitsizliğin giderilmediği her gün ya sermaye için ucuz iş gücü haline geliyor ya da köktenci grupların hedefi haline getiriliyor. Yüz yüze eğitimle ilgili gerekli önlemleri almayan MEB’nın, karar alıcıların, diyanet ve diyanete bağlı yurtlarda, cemaat yurtlarında, Kur’an kurslarında, her türlü çalışmayı sürdüğünü görüyoruz ki geçtiğimiz haftalarda da çocuklarımıza uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet görüntülerine birlikte tanıklık ettik. Aynı zamanda da Ensar ve Aladağ’da yaşadığımız karanlık tablo salgında ülkenin her yerinde daha da yaygın şekilde yaşanmaya devam ediyor”dedi

“KÖYLERDE, KIRSAL KESİMDE YAŞAYAN ÖĞRENCİLER TAMAMEN EĞİTİMDEN KOPTU”

Öğrencilerin eğitimden koptuğunu gördüklerini ve bu yüzden yüz yüze eğitimin başlamasını en çok öğretmenler olarak kendilerinin istediğini ancak kendilerinin istediğini söyleyen Aytekin Aydoğan “Kamu okulları ile özel okullar arasında ciddi bir uçurum oluşmuş durumda. Eğitime yeterli bütçe ayrılmadığı için kamu okullarının kendi arasında da ciddi eşitsizlikler oluşmuş, köylerde, kırsal kesimlerde yaşayan öğrencilerimiz eğitimden tamamen kopmuş durumda. Şu an aslında bir neslin kayboluşu riskiyle karşı karşıyayız. En son yapılan açıklamada, yüz yüze eğitimin 2.,3.,4., 8. ve 12. sınıflar için başlayacağı, 5 Ekimde de meslek liseleri, güzel sanatlar liseleri,  çok programlı anadolu liseleri ve mesleki eğitim merkezlerinin uygulamalı derslerinin yüz yüze başlayacağı duyuruldu. Ancak ciddi kaygılar yaşıyoruz. Yüz yüze eğitimin başlamasını en çok biz öğretmenler istiyoruz. Hem öğrencilerimizin eğitimden kopuşunu görüyoruz, hem de bu çalışma koşulları bizim için sabahtan akşam saatlerine kadar ekran başında veya telefondan öğrencilerimize ulaşmaya çalıştığımız aynı zamanda yüz yüze eğitimden sorumlu olduğumuz, aynı zamanda mesleki formasyonumuza uygun olmamasına rağmen tanı konulan veya temasların takip edildiği filyasyon ekiplerinde görevlendirilmeye zorlandığımız, koruyucu malzemelerin üretilmesi devletin iş sağlığı ve güvenliği sağlayan işletmelerde gerçekleştirilmesine dair sorumluluğu iken meslek liselerindeki öğretmen arkadaşlarımızın koruyucu malzeme üretmeye zorlanması yaşadığımız sorunları çok daha ciddi boyutlara ulaştırmış, esnek çalışma koşullarına dönüştürülmüş durumda. Ancak hep şunu söylüyoruz; yüz yüze eğitim başlamalı ama bilim referans alınmalıdır”dedi.

“OKULLARDA SALGIN YAYILIMI NASI LENGELLENECEK?”

Öğrenciye yada öğretmene tanı konulduğunda eğitimin devam edeceği açıklamasının herkes için risk olduğunu söyleyen Aytekin Aydoğan “Dünya Sağlık Örgütü; “sağlık riskine neden olmadan okulların açılabilmesinin koşulu, vaka sayısının yüz bin kişide bir kişiye veya altına düşmesi koşuludur. 1’in altına düşmediği durumda sağlık sorunlarına neden olmadan yüz yüze eğitimin başlamasından bahsedemeyiz” diyor. Bu da bizim ülkemiz nüfusu üzerinden değerlendirdiğimizde vakaların 800’ün altına düşmesi gerekiyor ki şu an vaka sayısı 1600’lerin üzerinde. Diğer yandan vaka sayılarının gerçek olmadığını, Sağlık Bakanı kendisi itiraf etti. Yaşanılan tablo çok daha vahim bir tablo. Siyasi iktidarın, bilim insanlarının uyarısını hayata geçirmesi, fiziksel hareketliliği azaltacak önlemleri alması gerekirdi. Enfeksiyon zincirinin kırılmasına yönelik önlemler alınmaydı. Buna yönelik hiçbir önlem alınmadı. Okullarda salgın yayılımı nasıl engellenecek? Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada öğrenciye veya öğretmene tanı konulduğunda eğitimin devam edeceği söylendi. Bu hepimiz için sağlık riskidir. Aynı zamanda okullarda gerekli ve yeterli önlemlerin alınması gerekirken, koruyucu malzeme eksikliği, temizlik görevlisi istihdamı tamamen sağlanmamış durumda, sağlık görevlisi istihdamı gündeme dahi alınmadı”dedi.

“6 MİLYON ÖĞRENCİ EĞİTİMDEN KOPMUŞ DURUMDA”

Üretilen tek çözümün 500 bin tablet olduğuna vurgu yapan Aydoğan “Tamamen bilime aykırı gerekli ve yeterli önlemler alınmadan işletilen bir süreçle karşı karşıyayız. Diğer ülkelerde de görüldüğü üzere okulların açılması durumda salgın artıyor. Örneğin, İsrail bu durumu yaşadı. MEB’ in 19 Mart-23 Haziran verilerine göre 6 milyonu aşkın öğrenci salgın döneminde uzaktan eğitime ulaşamadı.  6 Milyonu aşkın öğrencimiz tamamen eğitimden kopmuş durumda ve şu anda üretilen tek çözüm 500 bin tablet. İnternet erişim sorunu, bilgisayar, tablet sorunu devam ediyor. Öğretmen arkadaşlarımız da hem yüz yüze eğitim hem uzaktan eğitim hem de görev alanı dışında işlerde çalıştırılarak son derece esnek çalışma koşullarıyla yaşıyorlar. Salgınla baş etmek eğitim emekçilerine bırakılmış durumda. Ek ders ödemelerinde kesintiye gidilmek başta olmak üzere ekonomik krizin geldiği noktaya rağmen maaşlarda ve toplu iş sözleşmesinde yeniden güncellemeyi gidilmemesiyle birlikte değerlendirirsek hem mesleki hem ekonomik açıdan büyük sorunlarla karşı karşıyayız. Şu anki tablo eğitim açısından büyük bir krize dönüştü”dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.