KÖŞE YAZISI
ORHAN DOĞAN
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın Ulus Pazarı ve Pazartesi Halk Pazarıyla ilgili yaptığı açıklamalar, ne yazık ki Edirne kamuoyunu rahatlatmak yerine daha fazla soru işareti yaratmıştır. “Hukuki zemin”, “helalleşme”, “uzlaşı” gibi kulağa hoş gelen kavramların arkasına sığınılarak, kentin yıllardır süregelen bir ticari ve sosyal alanı adeta oldu-bittiye getirilmiştir.
Sayın Başkan diyor ki; “Ulus Pazarı’nın hukuki zemini yoktu.”
İyi de bu pazar 22 yıldır oradaydı.
22 yıl boyunca hukuksuz olan neydi?
Bu hukuksuzluğu bugüne kadar kim görmedi, kim görmezden geldi?
Ve en önemlisi: Neden bu gerçek, Edirne halkına ve esnafına bugüne kadar açık açık anlatılmadı?
SGK borçları gerekçe gösteriliyor. Elbette borçlar önemlidir. Ancak kötü yönetimlerin faturasını esnafa ve kentin kamusal alanlarına kesmek, sosyal belediyecilikle açıklanamaz. Edirne Belediyesi’nin borçları bugün oluşmadı. Ama çözüm olarak pazar yerlerini, park alanlarını, kamusal mekânları masaya koymak; geleceği ipotek altına almaktır.
“Helalleşerek ayrıldık” deniliyor.
Helalleşmek vicdanidir, insani bir kavramdır.
Ama belediyecilik helallikle değil, hesap verebilirlikle yapılır.
Bir kent, “helalleştik kapattık” anlayışıyla yönetilemez.
Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı vermemesi, alınan kararın doğru ve adil olduğu anlamına gelmez. Hukuki boşluklardan yararlanmak başka, kent hakkını gözetmek başkadır. Edirne halkı, yasaların arkasına saklanılarak yapılan her tasarrufu sorgulamak zorundadır.
“Edirne sadece Cuma Pazarı’ndan ibaret değil” ifadesi ise son derece talihsizdir. Elbette Edirne bir pazardan ibaret değildir. Ancak kimse Edirne’yi tek güne, tek pazara indirgemiyor. Asıl mesele, kentin hafızasında yer etmiş alanların plansız, vizyonsuz ve günü kurtarmaya yönelik kararlarla ortadan kaldırılmasıdır.
Belediye Meclisi kararı vurgulanıyor. Peki bu karar alınırken:
Esnaf gerçekten dinlendi mi?
Mahalle sakinlerinin görüşü alındı mı?
Kent plancıları, ulaşım uzmanları sürece dahil edildi mi?
Yoksa kararlar alındıktan sonra mı “bilgilendirme” yapıldı?
Pazartesi Pazarı’nın eski otopark alanına kurulması ise Edirne’de zaten kronikleşmiş olan otopark ve trafik sorununu daha da içinden çıkılmaz hale getirecek bir adımdır. Bugünün talebi karşılanırken, yarının kaosu mu hazırlanıyor?
Sayın Başkan “kapıları sert kapatmamak lazım” diyor.
Doğru.
Ama asıl mesele kapıları yumuşak kapatmak değil, kapıları halka hiç kapatmamaktır.
Edirne’nin ihtiyacı, kriz çıktıktan sonra açıklama yapan bir yönetim anlayışı değil; krizi öngören, planlayan ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşan bir belediyeciliktir.
Bu yazı kişisel bir eleştiri değildir.
Bu yazı, Edirne adına bir uyarıdır.
Çünkü Edirne sahipsiz değildir.
Ve bu kent, “biz yaptık oldu” anlayışıyla yönetilemeyecek kadar değerlidir.
Orhan Doğan
