KÖŞE YAZISI;ORHAN DOĞAN
Edirne Belediye Meclisi’nin Şubat ayı toplantısı geçtiğimiz günlerde yapıldı. Gündem yoğun, konuşmalar klasik… Ancak toplantının asıl bombası, aylardır Edirne kamuoyunun dilinden düşmeyen Ulus Pazarı meselesi oldu.
Hani şu bir ara “kapanıyor,kapandı” denilen…
Sonra “hukuki sorun var” denilen…
Ardından “SGK borcu nedeniyle devrediliyor” denilen…
Şimdi ise bir anda “kapanma söz konusu değil” diye yeni bir cümleyle cilalanan Ulus Pazarı…
Yani anlayacağınız; dün başka, bugün başka!
Kamuoyuna net konuşulmuştu… Ne oldu şimdi?
Belediye Başkanı Filiz Gencan, daha önceki açıklamalarında Ulus Pazarı konusunda kamuoyuna net mesajlar vermişti. Kapanacak diyerek. Hatta Pazar girişini kamyonlarla kapatmışlardı. Böylece sürecin gidişatı da zaten “pazarın geleceği belirsiz” noktasına taşınmıştı.
Ama gelin görün ki bu ayki mecliste Başkan bu kez farklı bir tablo çizdi.
Diyor ki:
Ulus Pazarı’nın kapatılması söz konusu değil.Bu alan yeniden düzenlenecek. Yönetimi Edirne Belediyesi’nde olacak. Pazar yine aynı yerinde kurulacak. Ulus Pazarı, Edirne Belediyesi yönetiminde ‘Balkan Pazarı’ adıyla hizmet vermeye devam edecek”
E peki o zaman vatandaşın aklına şu soru gelmez mi?
Madem kapanmayacaktı, neden günlerce Edirne’nin gündemi bununla meşgul edildi?
Madem kapanmayacaktı, neden pazarcı esnafı diken üstünde bırakıldı?
Madem kapanmayacaktı, neden kamuoyuna farklı mesajlar verildi?
İşin adı “Yoldan geriye Dönmektir!”
Siyasetçinin fikrini değiştirmesi mümkündür.
Ama bu değişim, eğer kamuoyuna açıklama yapıldıktan sonra, hem de bu kadar kritik bir konuda oluyorsa bunun adı artık “görüş değişikliği” değil… Yoldan geriye dönmektir
Üstelik bu dönme öyle küçük bir geri adım da değil. Bu, koskoca Edirne’nin pazar kültürüyle oynanan, esnafı da vatandaşı da tedirgin eden bir süreçtir.
Sorun çözülmedi, sadece tabela değişti!
Başkan şimdi diyor ki:
“Ulus Pazarı yeniden düzenlenecek. Yönetimi Edirne Belediyesi’nde olacak. Pazar aynı yerinde kurulacak.”
Güzel…
Ama asıl bomba şu:
Ulus Pazarı artık “Balkan Pazarı” adıyla hizmet verecekmiş.
Yani Edirne’nin yıllardır bildiği Ulus Pazarı bir anda “Balkan” oluverdi!
Sorunlar çözüldü mü?
Hayır.
Hukuki belirsizlik bitmiş mi?
Hayır.
SGK borcu meselesi çözülmüş mü?
Hayır.
Ama ne olmuş?
İsim değişmiş!
Edirne’de yıllardır süregelen bir gelenek, bir kültür, bir ticaret noktası…
Sanki isim değişince her şey düzelecekmiş gibi…
Bu yaklaşım halkın gözünde “çözüm” değil, olsa olsa algı yönetimidir.
Sayıştay raporu varmış… İyi de bu yeni değil ki!
Başkan, “Sayıştay raporlarında sorunlar var” dedi.
Doğrudur.
Ama bu raporlar yeni çıkmadı ki
Bu sorunlar bir gecede ortaya da çıkmadı ki!
O zaman vatandaş şu soruyu sormakta haklı:
Bu sorunlar yıllardır biliniyorsa neden şimdi sunuluyor?
Neden bu mesele yönetilemiyor?
Neden Edirne’de her konu son dakika paniğine dönüşüyor?
Edirne yönetiminde en büyük eksik: tutarlılık
Bugün Edirne’nin en büyük ihtiyacı yeni sloganlar değil.
Yeni tabelalar hiç değil.
Edirne’nin ihtiyacı:
- Tutarlılık
- Şeffaflık
- Netlik
- Planlama
- Kamuoyuna doğru bilgi verme sorumluluğu
Çünkü bu şehir günlük karar değişiklikleriyle yönetilemez.
Bir gün “kapanıyor” denip ertesi gün “kapanmıyor” denirse, halkın güveni sarsılır.
Pazarcı esnafı bu şehrin yükünü taşıyor
Ulus Pazarı sadece bir pazar değildir.
O pazar, Edirne’de yüzlerce ailenin ekmek kapısıdır.
Oradaki esnafın psikolojisiyle oynamak, onları belirsizlik içinde bırakmak, sonra da “kapanma yok” diyerek işi kapatmaya çalışmak doğru değildir.
Çünkü mesele sadece pazarın adı değildir…
Mesele bu şehrin nasıl yönetildiğidir.
Son söz:
Edirne tabelayla değil, akılla yönetilir
Bugün Ulus Pazarı “Balkan Pazarı” oldu.
Yarın ne olur?
Bir bakarsınız “Avrupa Pazarı” olur, ertesi gün “Trakya Pazarı” olur…
Ama sorun aynı sorun olarak kalırsa, vatandaşın aklıyla alay edilmiş olur.
Edirne’nin ihtiyacı isim değiştirmek değil, ciddi bir yönetim anlayışıdır.
Bu şehir “olumsuzluklarla ” değil, planla, programla, kararlılıkla yönetilmelidir.
