Okulların tatil olmasına yaklaşık iki haftalık bir süre kaldı. Öğretmenlerin ve öğrencilerin tatil yapıp dinleneceği on beş günlük bir ara olacak.
Bir süredir yapılan uygulamaya göre eğitim öğretim yılı dört parçaya bölünmüş durumda. Eylül ayında başlıyor, kasımda bir haftalık bir ara oluyor sonra tekrar ocak sonuna kadar devam ediyor birinci dönem. Ocak sonundaki iki haftalık bir tatilden sonra ikinci dönem başlıyor. Burada da mart ayında bir haftalık bir ara veriliyor ve hazirana kadar ikinci dönem devam ediyor. Çocuklara sorsanız harika bir uygulama keşke sürekli tatil olsa.
Doğal olarak sınavlar da bu tatillere göre planlanır oldu. Yani kasım ve mart ara tatillerinden önce yaklaşık ikişer hafta ile dönem sonlarında yine ikişer haftalık bir uygulama yapılıyor. Toplam sekiz koca hafta yani iki ay. Bu süreçte eğitim öğretim yavaşlıyor hatta sekteye uğruyor.
Tabii okullar kendi başlarına karar vermiyor bu duruma. Milli Eğitim Bakanlığı bir takvim yayınlıyor hatta ders planları buna göre hazırlanıyor ve uygulanıyor.
Bu sınav dönemleri nasıl geçiyor biraz anlatayım.
İlkokulda sınav kaldırıldı çok şükür ama yine öğretmen ara ara yapmaya devam ediyor. Çünkü soru sormak dışında ölçme değerlendirmeyi pek kabul edemiyor nedense. Ama ortaokul ve lisede artık açık uçlu sınav yöntemi uygulanmaya başladı.
Sınav haftasında her güne bir ana dersin sınavı planlanıyor. Belki yanına öyle kolay denilebilecek ikinci bir ders de eklenebilir. Kolay ders nedir diye sorarsanız genel sınavlarda soru çıkmayan veya çok az çıkan derslerdir.
Sınav olduğu gün daha ilk dersten başlayarak öğrenciler ısrarla sınava çalışmak istiyorlar. Yeni konu anlatmayın biz sınava çalışalım diye daha öğretmen derse gelmeden peşinde dolanıyorlar. Hal bu ki yıl başında bu takvim onlarla paylaşılıyor. (Sanırım evde çalışmak pek mümkün olmadığından okulda çalışmayı tercih ediyorlar!.) öğretmen ne yapsın izin verse dert vermese dert. Sonunda pes ediyor ve öğrencilerin o gün ki sınava çalışmalarına izin veriyor ve o gün maalesef eğitim öğretim açısından son derece verimsiz geçiyor, sadece o sınav odaklı oluyor.
Bu şekilde iki aylık süre yani sekiz hafta harcanmış oluyor. Varın siz düşünün gerisini. Zaten sekiz aylık bir eğitim öğretim süreci var. Öğrenmeden çok sınava zaman harcıyoruz. Tabii bir de yeni uygulama geldi geçen yıl. Dönem sonlarındaki son haftalar etkinlik haftası ilan edildi. Daha mantıklı, en azından öğrenciler sosyalleşebiliyorlar. Sevgilerimle.
