Siyaset Ateşine Bir Odun Daha – Edirne Postası – Edirne Haberleri
featured
  1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Siyaset Ateşine Bir Odun Daha

Siyaset Ateşine Bir Odun Daha

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Siyaset ateşine bir odun daha attılar.

Küçük adımlarla yürüyenler büyük hedeflere ulaşamaz.

Cumhuriyeti kuranların partisi, kuruluşundan bu yana belki de ilk kez gerçek anlamda tek başına kaldı.

Ancak bu yalnızlığı doğru değerlendirmek gerekiyor.

Çünkü yalnızlık birçok farklı açıdan ele alınabilir.

Aslında uzun yıllardan sonra ilk kez meydanlarda güçlü bir karşılık bulduğu da ortada.

Peki nerede tek başına?

Yargıda, devlet yönetiminde, orduda, eğitim sisteminde, yüksek yargı organlarında, esnaf ve ticaret kuruluşlarında, sendikal yapılarda ve daha birçok alanda…

2000’li yılların başından itibaren sistemli biçimde birçok alandan uzaklaştırıldı ve yalnızlaştırıldı.

Kurmaya çalıştığı siyasi birliktelikler de ne yazık ki beklenen başarıyı getiremedi.

Sistemin dinamikleri, gerektiğinde devreye girerek bunu engellemeyi başardı.

Ekmeleddin İhsanoğlu ile başlayan tartışmalı tercihler ve sonrasında kurulan altılı masa deneyimi şimdilik sona ermiş görünüyor.

İthal adaylar, yanlış kurulan ittifaklar ve parti içindeki küçük hesapların verdiği zararlar…

Liste daha da uzatılabilir.

Ancak gerçek değişmedi: Cumhuriyeti kuranların partisi ilk kez tek başına.

Artık gerçekle yüzleşmek zorunda. Yıllarca sırtında taşıdığı yükler, yaşanan kaoslar ve sıkıntılar bugüne kadar taşındı.

Belki de hayırlısı budur.

Çünkü artık yalnız yürüyecek gibi görünse de aslında yalnız değil; gerçek güç ulusun kendisidir.

Son dönemde vesayet odaklarının sanıldığı kadar güçlü olmadığı da ortaya çıktı.

Ülkenin birinci partisi için yeni bir yol haritası şekilleniyor.

Bugün ana muhalefet olarak anılsa da aslında seçim sonuçları açısından ülkenin birinci partisi konumunda.

Başından beri birlikte yürümesi gereken kitleyle yeniden buluşmuş durumda.

Ulusun verdiği bu desteğin küçük hesaplara feda edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Çünkü siyasetçilerin bu ülkedeki en büyük dayanağı millettir.

Başka mecralarda aranan destekler ise çoğu zaman bumerang etkisi yaratarak dönüp sahiplerini vuruyor.

Siyaset ateşine bir odun daha attılar.

Ama şimdi hesaplaşma zamanı değil; birlikte hareket etme zamanı.

Yüzde birlik ya da binde birlik oy oranlarıyla siyaset yapan küçük partilerin bugün söylediklerini de yaptıklarını da unutmayacağız. Ancak 2023 seçimlerinde hırs uğruna yaşanan kayıpların ardından hiçbir şey olmamış gibi geri dönenleri de zamanı geldiğinde halkın değerlendireceğine inanıyoruz.

Birlikte yürünecekse herkes sorumluluğunu da üstlenmek zorunda.

Bu dönem siyaset yapma değil, birlik olma zamanı.

Hani o meşhur söz vardır ya: “Köprüden önce son çıkış.”

Belki de gerçekten son çıkıştayız.

Çünkü bu çıkış kaçırılırsa yüz yıllık bir zaman kaybına yol açabilecek ağır sonuçlarla karşılaşabiliriz.

2023 seçimlerinden sonra yaşananları da unutmak kolay değil. Masalar devrilirken gülümseyenleri, farklı hesapların peşine düşenleri ve sonrasında farklı siyasi arayışlara girenleri de toplum hafızasına not etti.

Truva atları hiçbir zaman tamamen yok olmayacaktır.

Önemli olan onları içeri almamaktır.

Hava gerçekten ısınmaya başladı.

Olmaz denilenlerin olduğu bir dönemin içindeyiz.

Yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iktidarın adayının karşısına sıradan bir isimle çıkılabileceği konuşuluyor.

İlk tercih edilen isimler aday olamayacaksa bile, bu süreçte muhalefetin ortak akılla hareket etmesi gerektiği açık.

Bu değerlendirmeler, ülkesini seven bir vatandaşın seslenişi olarak görülmelidir.

Seçimlerde iktidara oy verenleri de anlayışla karşılamak gerekiyor. Herkesin öncelikleri, beklentileri ve hedefleri farklı olabilir.

Ancak kabul etmek gerekir ki yeni bir dünya düzeni kuruluyor.

Bugün sahip olduklarıyla yetinenler, yarın karşılarına çıkabilecek gerçekleri de düşünmek zorunda.

Belki bugün yaşadıklarımız gelecekte birkaç cümleyle anlatılacak. Önemli olan, o cümlelerin iyi yaşanmış hikâyeleri anlatmasıdır.

“Damlaya damlaya göl olur” der atasözü.

Yüzde birlik ya da binde birlik siyasi yapıların temsilcileri için artık “ben” değil, “biz” deme zamanı geldi.

Bir süre yerel meselelerden çok ülkenin geleceğini konuşmak daha önemli görünüyor.

Doğru ya da yanlış fark etmez; sonradan “keşke” dememek için herkes düşüncesini ifade etmeli, yazmalı, konuşmalı.

Çünkü sonunda doğru merkez mutlaka bulunacaktır.

Belki yine köprüden önce son çıkıştayız. Ama bu kez bir fark var:

Yalnız değiliz.

Halkla birlikte yürüyen bir topluluğuz.

Cumhuriyeti kuranların partisi ilk defa tek başına…

Peki şimdi köprüye mi yürüyoruz?

Yoksa son çıkıştan çıkabilecek miyiz?

Sonrası…

1 Şubat 1979

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Siyaset Ateşine Bir Odun Daha
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Edirne Postası - Edirne Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!