Ulus Pazarı Esnafları, pazarın 16 Ocak 2026 itibarıyla kapatılmasının ardından Edirne Atatürk Kültür Merkezi önünde bir kez daha basın açıklaması yaparak yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. Esnaflar adına konuşan Serkan Çelik, pazarın kapatılma sürecinde esnafı gerçek anlamda temsil etmeyen bir yönetimle helalleşildiğini savunarak, kararın bedelinin esnafa ödetildiğini söyledi. İlk kapatma gerekçesinin usulsüzlükler olduğunu, ardından SGK borcunun öne çıkarıldığını hatırlatan Çelik, yaklaşık 400 pazar esnafının kış ortasında desteksiz şekilde işsiz kaldığını belirtti.

“HELALLEŞİLEN PAZAR YÖNETİMİ ESNAFI TEMSİL ETMİYOR”
Ulus Pazarı esnaflarından Serkan Çelik “Biz burada esnafı gerçek manada temsil etmek üzere; mağduriyetimizi, öneri ve taleplerimizi sizler aracılığı ile yetkililere ulaştırmak, sesimizi gözlemleyin istedik. Bildiğiniz üzere Ulus pazarı 16 Ocak 2026 tarihinden itibaren kapatıldı. Belediye başkanımız, “esnafla helalleştik bu bizim için kıymetliydi” açıklamasında bulundu ancak pazar esnafı adına helalleşildiği söylenilen kurum; esnafı gerçek manada temsil etmemektedir. Bildiğiniz üzere belediyemizin pazarın kapatıldığı yönünde yaptığı ilk duyuru bu değildi. Belediye başkanımız pazarı kapatma kararını duyurduğu ilk açıklamasında; pazarı kapatma gerekçesi olarak pazar yönetiminin pazardaki usulsüzlükleri ve yapılan ikazlara rağmen gerekli düzenlemelere gidilmemesini gösterdi ve Edirne belediyesine ait hiçbir yerde ranta müsaade etmeyiz dedi bizce de çok haklıydı. Bu açıklamalarla birinci kapanma sürecine giren pazar, Pazar yönetiminin il özel idare mahkemesine yaptığı kararı durdurma başvurusu ile yeniden açıldı. Durdurma kararı süresi olan bir ayın sonunda pazar tekrar kapatıldı ancak bu defa SGK borcu başroldeydi ve usulsüzlükleri nedeniyle anlaşmazlık yaşanılan pazar yönetimiyle kapıların sert kapatılmadığı ve esnaf ile helalleşildiği açıklamaları ile”dedi.


“BELEDİYE BORCUNUN FATURASI ESNAFA KESİLMEMELİ”
Pazarı kapatılmasın esnafın değil pazar yönetiminin payı olduğunun altını çizen Serkan Çelik “Bizim görüşümüz belediye başkanımızın pazarı kapatma kararındaki önceliği pazardaki usulsüzlüklere karşı durmaktı ve buna çözüm olarak pazarı kapatma doğrultusunda ilerledi. Evet belediye borçları ödenmeliydi ancak bu borcun faturası esnafa kesilmemeliydi. Bize göre belediyenin borca karşılık başka arazileri de sunabilecekken pazar arazisini tercih etmiş olmasında esnafı temsil etmeyen pazar yönetiminin payı oldukça büyüktü. Zira biz esnaflar olarak pazardaki yönetimin bu usulsüzlükleri olmasa; belediye başkanımızın bizi mağdur etmemek ve pazarın kent ekonomisinde olan payını gözetmek adına SGK borcunu ödemek amacıyla farklı çözümler sunabileceklerini tahmin ediyoruz”dedi.

“400’E YAKIN PAZAR ESNAFI KIŞ ORTASINDA ÇARESİZ KALDI,
Esnafın çaresizce dışarıda kaldığını kaydeden Çelik” Bahsettiğimiz tüm bu gelişme tahminleri tartışmaya açık olsa dahi tartışmaya kapalı bir gerçek var ki o da; günün sonunda esnaf mağdur oldu. Pazarın kapatılmasıyla evinin geçimini buradan sağlayan 400’e yakın Pazar esnafı kış ortası çaresiz desteksiz apaçık ortada kaldı. Pazarcılık hiç de kolay bir meslek değildir. Geceden yollara düşülür, sabaha karşı tezgahlar kurulur, kışın tüm gün buz gibi hava yazın kavuran sıcağı derken tüm bu mücadelenin zorluğunu içinde bulunmayanın anlaması da zordur. Tüm bu zorlukları yaşayan da, elleri nasır beli bükük gözleri uykusuz olan da esnaftır ancak birçok pazar yerinde olduğu gibi burada da bu işin kaymağını götüren esnafın bunca alın terini kendine rant kapısı edinen kişi kurum ve kuruluşlar da maalesef ki vardır ve esnafında bu konudan en başta esnaf müzdarip. Üzülerek okuyoruz dışarıdan esnaf gelmesin söylemlerini ancak bu kalitede bir pazar ancak bu yolla meydana gelir. Pazar esnafı nüfusu sanıldığı gibi İstanbul esnafı yoğunlukta olmamakla birlikte çoğunluğu hem Edirne hem çevre iller yani Trakya esnaflarından oluşmaktaydı. Kaldı ki her şeyden önce ayırım yapmaksızın bu 400 kadar esnafın çoluğuyla çocuğuyla hazırlıksız çözümsüz şekilde aniden geçim sıkıntısına girmesine neden olmanın vicdani yükümlülüğü de olmalıdır”dedi
“PAZARININ KAPATILMASI UZUN VADEDE EDİRNE EKONOMİSİNE KÖTÜ ANLAMDA ETKİSİ OLACAK”
Ulus Pazarı’nın kapatılmasının şehir ekonomisine ciddi etkiler yarayacağını vurgulayan Çelik “Cuma pazarı Edirne kent ekonomisi için dominonun ilk taşı niteliğindeydi. Pazara gelen simit de yiyor çay da içiyor çarşıyı da geziyor ulaşım araçlarını da kullanıyor yerli esnafa da hareketlilik getiriyordu. Tüm bunların yanında pazarın ulusal basında dahi kapatma haberleri verildi çünkü bu pazar ekonomik sınırları uluslararası olan da bir pazardı. Hepimiz biliyoruz ki turizm demek hareketlilik demek, pozitif ekonomi demek, ülkeye döviz girmesi demek başta şehrimizin, ülkemizin reklamı demek. Edirne halkı ve Edirne ekonomisine böylesine turizm hareketliliği sağlayan bir pazarın kapatılması nereden baksanız hem kısa hem uzun vadede oldukça kötü. Tüm bu okumaları yapmak bizim işimiz değildir belki ancak ekmek kapımız için verdiğimiz mücadelede tüm bunları da düşündüğümüz bilinsin isteriz”diye kaydetti.

“BELEDİYE SGK BORCUNA BAŞKA ÇARE BULMALI, PAZAR ESNAFI YERLİ YERİNDE KALMALI”
Edirne Belediyesi’nin pazar yerine dokunmamasını talep ederek kendileri ile görüşme istediklerini dile getiren Çelik “Esnaflar olarak belediyemizden bizim talebimiz; SGK borcuna başka bir çözüm getirilmesi, pazarımızın yerli yerinde kalması ve esnafı temsil etmeyen, esnafın üzerinden kendilerine rant kapısı açması ihtimali olan hem belediyemizi hem pazar esnafını zor durumda bırakabilecek kooperatif dernek oda vb. üçüncü kişi ve kurumların aradan kaldırılarak pazarımızın doğrudan belediye bünyesine bağlanmasıdır. Sizler aracılığıyla belediye başkanımızın bizleri doğrudan dinlemesini ve esnaflar olarak kendileriyle bir görüşme talebimiz olduğunu da buradan söylemek isteriz. Tek niyetimiz usulsüzlüğün olmadığı, esnafın yüksek kira ve işgaliye bedellerine mahkûm edilmediği ve 22 yıldır bir marka haline gelmiş kent ekonomisinin kalbi diyebileceğimiz bu pazarın varlığını korumak.”diyerek noktaladı.
