Bir fırtına koptu Kırkpınar haftasının ardından neymiş efendim Kırkpınar ağası ilk icraat olarak kadınlara özel tribün yaptıracakmış ya da bir tribünlerin bir bölümünü ayıracakmış.
Haydaaaa…
Bu ne perhiz ne lahana turşusu derler buralarda bu düşünceye.
Ortalık bir anda toz duman.
Zaman geçti hararet bitti biraz küllendi derler işte o cinsten fakat tekrar alevleneceği kesin.
Kimse kalemini esirgemedi tepkisini ortaya koydu maşallah ve teşekkürler.
Birkaç destekçide de buldu fikir özellikle şehrimizde yeni seçilen kadın muhtarımız ve medyadan öğrendiğimize göre ilk defa duyduğum ama çeşitli apoletleri her ne hikmetse Kırkpınar ile başlayan sosyal medya uzmanı.
Şehir sakinlerini ikna etme çabalarında bulundular neyse.
Aşağıda bir mektup bulacaksınız yazılanlar arasında dikkatinizi çekmemiş ya da görmemiş olabilirsiniz.
Gülten Ekinci öğretmen yazdı ve yayınladı yeni Kırkpınar Ağasına.
Kendisi şu anda İzmir’de yaşıyor yıllarca Edirne Ticaret Lisesinde öğretmenlik yaptı yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Atatürkçü ülkesini seven cumhuriyet sevdalı demokrat öğrenciler.
Emekli olduktan sonra bütün mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfına bağışladı.
Sadece emekli maaşı ile yaşamını sürdürüyor Urla/Darüşşafaka’da.
Aynı zamanda Türk Silahlı Kuvveler şeref madalyasına sahip bir öğretmenin yazdığı bir mektup.
Özümüzü unutur ise yenilgi kaçılmazdır.
Direnmez ve mücadele etmez isek kazandıklarımızı kaybetmemiz kaçınılmazdır.
Öğretmenime saygı ile.
Umarım…
Kırkpınar ağasına yazdığı mektup bir şekilde kimin yazdığı notu ile iletilir.
EDİRNEYİ TANIMIYANLAR OKUSUN…
1961 yılında 22 yaşında genç bir kız olarak ilk tayinim Edirne’ye çıktı öğretmen olarak Ticaret lisesinde göreve başladım.
Öğretmenlere Tugay’ın bahçesinde oturabilmemiz için kart verilirdi eğer orada oturacak yer kalmamışsa heykelin yan tarafında Pamukbank’ın olduğu yer Eskiden kahvehaneydi erkekler içerde oyun oynarlardı.
Biz de iki Hanım arkadaş veya iki kız kardeş gider oradan içeriden iki sandalye alır kahvehanenin önüne koyar.
Orada gece bir, buçuğa kadar oturur gece bir buçukta genç iki Hanım evine hiçbir rahatsızlık duymadan gidebilirdi.
Edirne’nin İnsanları çok medenidir hiçbir şekilde Kadınları rahatsız etmezler kadınlar çok hür ve rahat.
Edirne her bakımdan medeni bir şehir 1960’ların başında televizyon olayı yoktu her Çarşamba, Cumartesi günleri kadınlara ucuz matineler vardı sinema salonlarında.
Hanımlar evlerinin kapısını bile kilitlemeden Sinemaya gider gelir ne hırsızlık olurdu Ne herhangi bir huzursuzluk olurdu ve herkes birbirine tanırdı
Yeni Kırkpınar ağamıza selamlar olsun Edirne’yi tanısın lütfen.
Gülten Ekinci/Emekli Öğretmen
