ÜRKEK MERHABA… – Edirne Postası – Edirne Haberleri
  1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. ÜRKEK MERHABA…

ÜRKEK MERHABA…

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Esnaf evladı olarak dünyaya gelmişti etrafında pek memurluk yapan bulunmuyordu.

Mütevazı bir aile yaşantısı vardı kısaca kıt kanaat geçinirlerdi ailenin ilk göz ağrısı el üstünde yaşıyordu ama şımarmadan belli kurallar çerçevesinde.

Yaz aylarında yaşadığı komşu dükkanda çıraklık maceraları, merdivensiz bodruma inme hareketleri, ya da yukarıdan aşağıya inerken merdivende asılı kalmalar iki elinde dondurma külahları yıkıla yıkıla taşımalar, baharat paketlemeleri kısaca üretip yapılan yenilikler kafasında yeni fotoğraflar oluşmasına sebep olmuştu.

…………

Yaz başında başlamıştı sıkıntı hangi liseye gidecekti acaba?

Zaten topluca dört lise mevcuttu.

Edirne Lisesi, ticaret, sanat okulu, imam hatip arasından birini seçecekti de hangisini?

Ev ahalisi de soruyordu ama yönlendiren yoktu kimse son on beş gün nereye kayıt olacaktı?

Son konuşmalarda birden,

—Ticaret Lisesi’ne gideceğim.

Kelimeleri döküldü ağzından nedeni yoktu, bir şeyler çekiyordu ama ne?

İlerleyen zamanlarda taşlar yerine oturacaktı.

Hemen muhtardan İkametgâh kâğıdı, Foto Çiçek’de çekilen vesikalık fotoğraflar, nüfus kâğıdı, diploma her şey hazırdı.

Hızlıca merdivenlerden çıkıp sağdaki ilk odaya sessizce girince masada oturan yaz sıcağında rağmen kırmızı kravat takmış kısa kollu beyaz gömlek giymiş babacan birisi karşıladı.

Evraklara gözlüklerinin üstünden biraz baktı, dikkatlice süzdü, sonra yeşil renkli uç kısımları yaldızlı dolma kalem ile önündeki deftere adını soyadını yazdı dikkatlice başını hafifçe kaldırarak,

-Hayırlı olsun bakalım aileni utandırma…

Ama ses tonu bambaşka idi tarif edilmeyecek bir anlam taşıyordu.

Hayatına yapacağı dokunuşları daha sonra öğrenecek anlayacaktı.

Eylül ortası, evden çıkıp Has fırını geçip lise bayırında hızlıca yürümeye başladı tam üç yıl bu yolu gidip gelecekti Londra asfaltını dikkatlice geçti hastane bayırına doğru yol aldı

Yol bitince sola doğru hareketlendi, halk eğitim merkezi kapısında durdu derin bir nefes aldı ve yavaşça yürümeye başladı ağaçların döktüğü yapraklar her yana dağılmıştı.

Bir kalabalık, uğultu, etrafa onlarca genç kimi köyden veya diğer kasabadan, şehirlerden gelmiş şaşkınca etrafına bakıyor bir taraftan da kapıdan çıkacak birisini bekliyorlardı.

Her taraf rengârenk ama nedense bütün öğrenciler siyah beyaz görünüyordu gürültü var ama ses duyamıyordu.

Tanıdık bir yüz arıyordu ama nafile;

Yavaşça kapıya doğru yaklaştı birazdan sınıflar açıklanacaktı uzunca geçen bir zaman dilimi sonrasında ismini duyabildi ismi okunanlar sıraya giriyor ve beklemeye devam ediyordu gurubun arkasına doğru ilerleyerek beklemeye başladı.

1-E, 770 nolu ticaret lisesi öğrencisi olarak adını okudular.

Sınıf öğretmenleri eşliğinde,

-herkes sınıflara,

Anonsunu duyabildi gürültünün arasında ilerlemeye başladılar kapıdan içeriye girip koridorlarda ilerlemeye devam ettiler ne kadarda büyüktü okul yarabbi inilen çıkılan merdivenler, koridorlar, yürüyorlardı sadece.

Etrafına ürkekçe ve dikkatle bakanlar, bağlayamadığı için kravatı cebinde gelenler, saçları özenle taranmış lacivert üniformalı kızlar,

Hayata yeni bir başlangıç zamanı!

Neler bekliyordu acaba onları üç senenin sonunda görecekler ve öğreneceklerdi.

Boykot sayesinde ilk direnmeyi öğrenecekler içlerindeki ilk demokrasi tohumları bu sayede büyüyecekti ama öğretmenleri ile bile çatışmayı göze alarak.

Sınıfta sıralara doğru birer ikişer yerleşmeye başladılar kızlarda ön sıraları kapma savaşı had safhada diğerleri de mütevazı şeklide ilk buldukları sıraya çöküverdi yanında kim var bakmadan gerçek arkadaşlarını bu sıralarda bulacaklardı.

İlk gün her şey gri tonlarda sadece sol tarafta bulunan camlardan güneşin içeriye doğru süzülerek gönderdiği sarı ışık kümeleri renkli gözüküyordu.

Hızlıca öğretmenler gelmeye başladı çünkü sabahçı-öğlenci diye iki bölümde eğitim göreceklerdi.

Daha sonra ilk boykot denemesine vesile olacak okulun bir bölümü Mimarlık fakültesine devir edilmişti.

Her gelen öğretmen hızlıca kendini tanıtıyor kaç saat beraber olacaklarını anlatıyor sonrada istedikleri kitap ve defterleri belirterek sınıftan ayrılıyordu, öğrencilere de defterlerine siparişleri yazmak düşüyordu.

Birden zil sesini duydu diğer gurubun da tanışma faslı başlayacaktı anlaşılan dikkatlice defterini aldı kalemini iki düğmeli Terzi Ahmet Çekili’nin özenle diktiği kahverengi ekose desenli takım elbisesinin cebine yerleştirdi.

Koridorları ve merdivenleri gürültü yapmadan geçerek kapıya yaklaştı.

Birdenbire kayıt olduğu odanın kapısından içeriye doğru bakarken buldu kendini yine orada idi müdür yardımcısı masasında heybetle oturuyor kapıdan etrafı inceliyordu.

Bu sefer lacivert takım elbisesi vazgeçemediği kırmızı kravatı ile şaşkınlıklarımızı ilk gün telaşımızı zevkle izliyordu.

Üç yılın sonunda hayatımız öyle izler bırakacaktı ki, yıllar sonra gururla hatırlayacaktık kendisini.

Şimdi ilk iş milli eğitim kitap evine gidilecek kitaplar alınacak, eksik olanlar İstanbul’da akrabalara bildirilecek, daha sonra kırtasiyeci Ali abi yada diğerlerine yönel kitap evine gidilecek veya serap kırtasiye ziyaret edilecek ertesi güne hazır olmak lazım.

Yavaşça demir kapıdan çıktı arkaya doğru bir bakmak istedi kapının üstünde mermer üzerine siyah yazılı TİCARET LİSESİ tabelasına dikkatlice baktı çünkü hayatında derin izler bırakacaktı bu büyük isim.

Yürümeye başladı ilk günün sonunda dökülen yaprakların arasında çaktırmadan tekme atarak yavaşça, ürkekçe, sessizce.

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
ÜRKEK MERHABA…
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Giriş Yap

Edirne Postası - Edirne Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!