“Ya Nasip”
Üç gündür İstanbul’dayım. Eşimle birlikte uzun süredir bizde kalan kayınvalidemi ablama bıraktıktan sonra kızlarımın evine geçtik…
İlk kez de bu sabah eşimle uzunca bir yürüyüş yaptık. Aktif gazetecilik sonrası 18 yıldır kamuda çalışan biri olarak hamlaştığımın farkına vardım.
Bu arada birçok arayan ve soran arkadaşım da olmadı değil. Hemen hemen hepsinin merakı aynı. Nerede yaşayacağım ve ne iş yapmayı planlıyorum?
Öte yanda, arayıp teklifte bulunan “Gel beraber iş yapalım, gel bizimle çalış, gel şöyle yapalım, böyle yapalım” diyen birçok dostum da var tabii ki.
Bunlar çok sevindirici şeyler. En sevindiricisi de dün akşam yazdığım yazıdan sonra gerek yaptıkları yorumlarla, gerekse arayıp birebir sözlü olarak “Seni vekil veya belediye başkanı görmek istiyoruz” diyen dostlar bizi onurlandırlar.
Tabii ki, herşey bir nasip meselesi.
18 yaşında kamuda çalışmaya başlayan, 27 yaşında işyeri ve yerel gazete sahibi olan biri olarak kadere ve alınyazısına inanırım. Öyle ki şu an emekli olduğum kurumda da çalışmaya büyük uğraşılar sonrası başlamıştım.
Gelin bile eskiden ata şimdilerde arabaya binerken “Ya nasip” demiyor mu? O yüzden ben de “Ya nasip” diyerek geleceğe güvenle bakmak istiyorum.
Allah hepiniz/hepimiz hakkında hayırlısını versin…
Yarınki yazımda görüşmek üzere…
