Eğitim-İş, “Öğretmenin sorunları çözülmeden eğitimin sorunları çözülemez!”

Eğitim-İş, “Öğretmenin sorunları çözülmeden eğitimin sorunları çözülemez!”

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (EĞİTİM-İŞ) Babaeski Temsilciliği, hafta sonu Üyeleri ile kahvaltılı toplantıda buluştu.

Belediye Sarayı Tansa Düğün Salonu’nda verilen kahvaltıya, Eğitim-İş Kırklareli Şube Başkanı Yasemen Sayılgan, Eğitim-İş Lüleburgaz Temsilcisi Veysel Onur Tatlıpınar, Eğitim-İş Pınarhisar Temsilcisi Kubilay Dağaşan, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Üyeler aileleri ile birlikte katıldı.

Eğitim-İş Babaeski Temsilcisi Orhan Yarımkale, Yardımcısı Özcan Çakıl, Hukuk Sekreteri Gültaze Kılınç, Örgütlenme Sekreteri Hasan Mutlu, Basın Yayın Sekreteri Güneş Berkcan ve Mali Sekreter Tuncay Ekim, Kahvaltıya katılan Üyeleri Salonun girişinde karşıladılar.

Kahvaltı öncesi bir konuşma yapan Eğitim-İş Babaeski Temsilcisi Orhan Yarımkale, şunları söyledi; “Bir eğitim kurumunda sorunlarımız ortaktır ve çözüm yolu da birliktelikten geçer. Politik parçalanma sermayenin işine gelir emekçi sınıfı zayıflatır. Sendikalar bireylere makam dağıtma yeri değildir. Bireyleri makamlara taşıma basamağı da olamaz. Şimdiye kadar eğitimin kronikleşmiş sorunlarına eğilmeyip çoğunlukla makyaj niteliğinde düzenlemeler yapan Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenlerin ana sorunlarına ve onların çözümlerine odaklanmak yerine, bu sorunların etrafından dolanmaya devam etmektedir. Neredeyse her geçen gün yurdun bir köşesinde öğretmene şiddet vakası baş gösterirken, MEB bu konuya dair hekime şiddet konusunda uyguladığı gibi polisiye bir yöntem üzerinde yoğunlaşmaktadır. Hekime şiddet olaylarını tek başına engelleyemeyen bu yöntemin, öğretmene şiddet olgusunu nasıl ortadan kaldıracağı ise meçhuldür. Bakanlık, öğretmene şiddet utancına son vermek için önce bu sorunun azmettiricisinin bizzat kendisi olduğunu görmelidir. Öğretmeni itibarsızlaştıran; toplumdaki yerini, okuldaki işlevini her fırsatta küçültmeye çalışan politikalar, öğretmene şiddet vakalarının temelidir.  İlçemizde resmi bayramlarda öğretmenler protokol memuru gibi kullanılmakta ve hiç alakaları olmayan kişilerle muhatap edilmektedir. Bugüne dek öğretmene şiddet olaylarının faillerinin ceza almaması da dolaylı teşvik niteliğinde olmuştur. Polisiye önlemler bu konuda kısmi caydırıcılık sağlayacak olsa da, çözüm daha derinlerdedir. MEB, bu sorunu gerçekten çözmek istiyorsa önce bize kulak vermeli, bu konuda kendi yanlış politikalarını masaya yatırmalıdır. Öte yandan öğretmenin yüz yüze kaldığı tek şiddet kaynağı da, veli ve öğrencilerin uyguladığı şiddet değildir. Ücretli, sözleşmeli, kadrolu diye ayrı ayrı kategorilere ayrılarak sömürülen öğretmenler, çoğunluğu hiçbir liyakat kriterini karşılamadığı halde “okul yöneticisi” yapılan insanların sözlü ve psikolojik şiddetine maruz kalmaktadır. Öğretmenin ücretlisi, sözleşmelisi olmaz; öğretmen öğretmendir! Öğretmenlerin maruz kaldığı esnek ve güvencesiz çalışma dayatması ile ne eğitimdeki kalite artırılabilir ne de öğretmene şiddet engellenebilir. Son bir yıl içinde neredeyse tüm gıda maddeleri yüzde 50, elektrik ve doğalgaz yüzde 60 zamlanmışken, sarı sendikanın iktidarla flörtünün sonucu olarak tüm kamu çalışanları gibi öğretmenlere de hakaret gibi bir zam yapılmıştır. 3600 unutturulmaya çalışılmaktadır. Her bireyin farklı düşünce ve ideolojisi olabilir ancak eğitim ve eğitim çalışanlarının sorunları konusunda ortak tavır takınmak önemlidir. Sendika üyeliğine ideolojik yaklaşmak, oy verdiği partiye yakınlık aramak yerine sorunların çözümü için bir arada durmalı ve sendikal tercihlerimizi sorgulamalıyız. İnanın eğitimde yaşanan sorunlar ancak eğitimcilerin iradesiyle çözülebilir. Bu da ancak mücadele ederek, sessiz kalmayarak, çözümden yana tavır koyarak elde edilebilir. Gelişmek, büyümek, güçlü bir toplum olmak için çağdaş, bilimsel, yenilikçi bir eğitim sistemine sahip olmak gerekir. Zira toplumların yaşadığı her sıkıntı eğitim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Biz Eğitim İş olarak Atatürk İlke ve Devrimlerine,  Cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkmaya, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada ülkemizin çağdaş, bilimsel, demokratik, laik, kamusal bir eğitim sistemine sahip olması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Yaşasın Eğitim-İş, yaşasın örgütlü mücadele.”

Kahvaltı sonunda; Eğitim-İş Babaeski Temsilciliğinde görev yapan Öğretmenlerden, Erdoğan Oysal, Muhammet Çatal ve Arif Elmas’a, “Sendikanın bu günlere gelmesinde gösterdikleri emek ve katkılarından dolayı, Eğitim-İş Kırklareli Şube Başkanı Yasemen Sayılgan, Eğitim-İş Lüleburgaz Temsilcisi Veysel Onur Tatlıpınar ve Eğitim-İş Pınarhisar Temsilcisi Kubilay Dağaşan, tarafından plaket verilerek, emeklilik yaşamlarında sağlık ve mutluluklar dilendi. 

Haber: Metin KARAKUŞ/BABAESKİ

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.