Eren, “Ekolojik Yıkımlara Karşı Farkındalık Haftası da diyebileceğiz”

Eren, “Ekolojik Yıkımlara Karşı Farkındalık Haftası da diyebileceğiz”
04.06.2020
A+
A-

5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle Edirne Kent Konseyi (EKK) Çevre Çalışma Grubu Sözcüsü Yılmaz Eren bir açıklama yaparak, doğaya verilen her zararın, bir çok canlı türünün yok olmasına ve yaşam alanlarının daralmasına, daha sık hastalanmaya veya yeni hastalıklara yol açtığına dikkat çekti.Eren,  Aylardır ülkemize ve Dünya üzerine bir kabus gibi çöken salgın hastalıkların bu kadar güçlü egemenlik kurma nedenlerinden birinin de doğanın bozulmasından kaynaklandığını söyledi.

Eren, “Bilim insanları, aylardır süren karantina sürecinde; uçak, araba gibi toplu taşım ve ulaşım araçlarının sefer sayılarının azalması, ayrıca fabrikaların, termik santrallerin v.b. sanayi tesislerinin üretimlerinin en aza çekilmesi sonucunda dünyada kirlenmenin azaldığını ve Dünyanın on dört yıl önceki haline geldiğini tespit etmişlerdir. Yine salgın bize göstermiştir ki doğal tarım ve hayvancılığın sağlıklı toplum oluşmasında vazgeçilmezdir. Doğal tarımsal üretimin insanlığın geleceği için önemi bir kez daha kanıtlanmıştır.Bilim insanlarının “Doğaya gelişigüzel müdahale edilmesi daha fazla salgın hastalığa yol açabilir” görüşü benimsenirken, salgın günlerini fırsata çevirenler, doğayı talan ve katliamlarına devam etmişlerdir. Yakın çevremizde Kaz Dağlarında altın aramaları, Kanal İstanbul Projesinin yaşama geçirilmesi, mahkeme kararlarına rağmen Keşan Sazlıdere Köyü’ndeki FSRU limanı ve Tekirdağ Ceyport Limanı Etüd çalışmalarının devam ettirilmesi, deniz kıyılarının şirketlere kiralanması hatta meraların paralı hale getirilmesi bunlardan sadece birkaç tanesidir.Ne yazık ki adı “‘Çevre ve Şehircilik” olan ve doğayı, çevreyi korumakla sorumlu olan Bakanlığın resmi sitesinde her gün doğaya zarar verecek yatırımların duyuruları yapılmaktadır. Pandemi döneminde; yöneticilerimizin, sermaye sahiplerinin talepleri doğrultusunda emek ve doğayı sömüren, tüketimi körükleyen sistemi devam ettirebildiklerini görmekteyiz.Ekonomi politikaları ile paralel yürütülen çevre politikaları, doğamızı ve kentlerimizi yok etmektedir. Kentler yeni liberal projelerle yeniden düzenlenmektedir. Bunun sonucunda birileri güç ve para kazanıp servet birikimi yaparken, diğerleri bu servet birikiminden olumsuz şekilde etkilenmekte ve fakirleşmektedir.Bizler deneyimlerimiz ve bilgilerimizle hayatımızı yönlendirmeli ve bu gidişe karşı çıkmalıyız. Bu hak insan olma ve insanlığın devamını sağlama hakkıdır. Bu nedenle toplumsal olarak hak arama mücadelemizde her koşulda yanımızda olan mimar, mühendis, avukat, doktor ve benzeri meslek kurumlarını kendine bağlamak, kapıkulu yapmak isteyen iktidara karşı insanı, doğayı, emeği ve meslek onurunu savunan dostlarımızla birlikte olduğumuz da belirtiyoruz.

Bu nedenlerle, her yıl farkındalık yaratmak adına kutlanan Dünya Çevre Günü’nü bu kez daha farklı değerlendirmekteyiz. Yerelimizden başlayarak tüm dünyadaki ekolojik yıkımlara karşı herkesi mücadeleye katabilen sürekli bir farkındalık yaratmalıyız. Doğayı korumanın önemini ve doğa katliamcılarına karşı mücadele etmenin bir insanlık ve yurttaşlık görevi olduğunu anlatabilmeliyiz. Ekolojik Yıkımlara Karşı Farkındalık Haftası da diyebileceğimiz Dünya Çevre Gününde, kentliler olarak her şeyin farkında olduğumuzu ve insan emeğini, doğayı ve bilimi her koşulda savunarak mücadelemize devam edeceğimizi belirtiyoruz. Bu yolda birlikte olacak tüm kentlilerimizi de birlikte olmaya davet ediyoruz”dedi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.