18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma programı kapsamında Edirne Asker Hastanesi Şehitliği’nde çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Protokol üyeleri tarafından anıta çelenklerin bırakılmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Tören, 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı mangaların gerçekleştirdiği saygı atışıyla devam etti.

Törene Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yüksel Kolcu, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Edirne İl Emniyet Müdürü Muhittin Ayhan, Edirne Baro Başkanı Av. Gökhan Karakoç, siyasi parti temsilcileri, askeri birlikler, gaziler ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Programda Edirne nasılsın Valisi Yunus Sezer şehitlik defterini imzaladı.

“BUGÜN AYNI RUH VE İNANÇLA YOLUMUZA DEVAM EDİYORUZ”
Şehitlik defterini imzalayan Vali Yunus Sezer, konuşmasında 18 Mart’ın tarihsel ve manevi önemine dikkat çekti. Edirne Asker Hastanesi Şehitliği’nin yalnızca bir mezarlık olmadığını vurgulayan Sezer, buranın milletin bağımsızlık uğruna verdiği mücadelenin güçlü bir sembolü olduğunu ifade etti. Sezer, Türk milletinin Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar uzanan direniş ruhunun bugün de aynı kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Türkiye’nin milli birlik ve beraberlik içerisinde geleceğe emin adımlarla ilerlediğini dile getirdi. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmetle andıklarını ifade eden Sezer, Edirne Müdafii Şükrü Paşa’yı da minnetle yad ettiklerini söyledi.

Edirne Askeri Şehitlik Hastanesi’nin ardından program Halk Eğitim merkezi Konferans Salonu’nda devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunması sonrası Edirne İl Milli Eğitim Müdürlüğü sorumluluğunda 80.Yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi tarafından hazırlanan 18 Mart Şehitleri Anma Günü programı gerçekleşti.
“ÇANAKKALE GEÇİLEMEYECEK, AY YILDIZLI AL BAYRAK HİÇBİR ZAMAN İNMEYECEK”
Günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri adına Üsteğmen Caner Yıldırım “111 yıl önce bugün, 18 Mart 1915’te Çanakkale’nin denizden geçilemeyeceği tüm dünyaya gösterilmiş ve büyük bir zafer ilan edilmiştir. Bu tarih, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda 4768 numaralı kanun ile 2002 yılından itibaren aziz vatanları için canlarını seve seve feda eden kahraman şehitlerimizi anmak maksadıyla aynı zamanda Şehitler Günü olarak kabul edilmiştir.

Tüm yokluk ve imkânsızlıklara rağmen milletimizin kahraman evlatlarının şehadeti ve gaziliği pahasına kazanılan bu zafer, İstiklal Harbimize ve nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolda çok önemli bir dönüm noktası olmuştur. 18 Mart 1915’te İtilaf Devletleri, Çanakkale Boğazı’nı geçmek için büyük bir taarruz başlatmıştır. Ancak kısa süre sonra müttefik donanmasına ait gemiler, Nusret mayın gemisinin döşediği mayınlara çarparak ya da tabyalardan yapılan top atışlarıyla ağır kayıplar vermiştir. 3 zırhlı gemi batmış, 3’ü de ağır hasar görmüştür. Ayrıca 2 muhrip ve 7 mayın arama gemisi batırılmıştır. Donanmanın 800-850 kişilik asker kaybı da eklendiğinde savaş gücünün yaklaşık 1/3’ünü yitirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında panikleyen İtilaf Devletleri donanması boğazı terk etmek zorunda kalmıştır.

Yaşadıkları bu başarısızlığın ardından Çanakkale Boğazı’nı denizden geçemeyeceklerini anlayan İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915 tarihinde Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yaparak boğazı geçmeyi denemiş ancak Çanakkale Savaşları’nda askerî bir deha olarak ön plana çıkan Yarbay Mustafa Kemal’in isabetli ve ileri görüşlü muhakemesi neticesinde hedeflerine ulaşamamışlardır. Şanlı tarihimizde bütün görkemiyle yerini alan ve tüm dünyaya karşı azmin, cesaretin ve fedakârlığın sayısız örneklerinin sergilendiği Çanakkale Savaşı, vatan bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda Türk milletinin hangi zorluklara göğüs gerebileceğinin en güzel örneklerinden biridir.

Çanakkale Zaferi; biricik evlatlarını şefkat ve muhabbetle bağrına basıp cepheye uğurlayan cefakâr anaların, “Hakkını helal et, canım feda olsun kutsal vatana” diyen yiğit Mehmetçiklerin, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte yazdığı bir destandır. Başta Büyük Önder Atatürk olmak üzere, gerektiğinde vatan için şehit olmayı en şerefli görev olarak kabul eden 7’den 70’e kadın-erkek Türk milleti bu zaferden aldığı güçle Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış ve işgal altındaki vatan topraklarını kurtararak Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur. “Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam askere rast gelinmemiştir” diyerek bu kahramanlara hayranlığını ifade eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile aynı duyguları paylaşan bizler, şehitlerimizi bir kez daha saygıyla anıyoruz. Ülkemizin bugün ulaştığı seviyenin temelinde başta Çanakkale ve İstiklal Savaşı olmak üzere Kore’de, Kıbrıs’ta, terörle mücadele harekâtlarında ve yurt dışında icra edilen görevlerde hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimizin büyük fedakarlıkları bulunmaktadır.

Ulusumuzun var oluşunun, birlik ve beraberliğinin ölümsüz sembolü olan şehitlerimizin manevi varlıkları; tarihimizin, milletimizin ve sahip olduğumuz yüce değerlerin korunmasında ve genç nesillere aktarılmasında en değerli hazinedir. Bu nedenle şehitlerimizin aziz hatıraları nesilden nesile sonsuza dek yaşatılacaktır. Aziz şehitlerimizin yüreklerimizde yaktıkları ateş, vatanımıza yönelen her türlü tehdide karşı vereceğimiz mücadelede sarsılmaz inancımıza tükenmez bir güç kaynağı olmaktadır. Aziz şehitlerimiz; yattıkları yerden ülkemizin birliğine göz diken düşmanların ve terör örgütlerinin, kutsal vatan topraklarımız üzerindeki emellerinin dün olduğu gibi bugün de Türk milleti ve onun bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bertaraf edileceğinden emin olsunlar.

Üzerinde yaşadığımız toprağı vatan yapan, bayrağımıza rengini veren kahraman şehitlerimizin manevi varlığından aldığımız güçle, vatanımıza yönelik her türlü tehdide karşı, her şart altında üzerimize düşen görevi yapacak ve sizlere layık olmaya çalışacağız. Türk vatanının, Türk milletinin namusunu ve Türk bayrağının şanını canından üstün tutan aziz şehitlerimiz; sizlere söz veriyoruz ki emanetiniz olan bu vatan ilelebet Türk kalacaktır. Çanakkale geçilemeyecek, ay yıldızlı al bayrak hiçbir zaman inmeyecektir.
Dünya var oldukça bu topraklar Türk yurdu olmaya devam edecektir. Bu duygu ve düşüncelerle başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, şanlı tarihimiz boyunca vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmetle, minnetle anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhunuz şad olsun.”diye konuştu. Üsteğmen Caner Yıldırım’ın konuşması sonrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mart mesajı okundu. 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi’nin 111. Yıl dönümü kapsamında resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.Program 80.yıl Cumhuriyet Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından “Çanakkale, Büyük Bir Destan” isimli oratoryonun sergilenmesinin ardından program sona erdi.
