KÖŞE YAZISI;ORHAN DOĞAN
Yılbaşı gecesi gördüklerimiz…
Takvimler yeni bir yılı gösterirken, Edirne’de sokaklar sadece eğlenceye değil, göreve de tanıklık ediyordu. Soğuk iliklerimize kadar işlerken, bazı evlerde kahkahalar yükseliyor, televizyonlarda geri sayım yapılıyor, sofralarda yeni yıl dilekleri konuşuluyordu. Ama o saatlerde bu şehrin sokaklarında başka bir hayat vardı.
Sokakta kalanlar vardı…
Polislerimiz, yılbaşı gecesi boyunca cadde cadde, sokak sokak görev başındaydı. Kimisi trafik noktasında, kimisi asayiş devriyesinde, kimisi kalabalığın arasında… Gürültüye, kalabalığa, soğuğa ve uykusuzluğa aldırmadan. Tek bir amaçla: “Bu şehir yeni yıla huzurla girsin.”
O gece Edirne’nin sokaklarında sadece adımlar değil, devletin varlığı hissediliyordu. Bir olay çıkmasın, bir can yanmasın, bir acı yaşanmasın diye…
Vatandaş eğlenirken arkasını yaslayabileceği bir güven duygusuna sahipti. Çünkü biliyordu ki; bir şey olursa, orada bir polis mutlaka vardı.
Ama bu tablonun bir de görünmeyen yüzü vardı.
İtfaiye ekipleri…
Belki yılbaşı gecesi onları sokakta görmediniz ama bilin ki; gözleri telsizde, araçları çalışır vaziyette alarmdaydılar. Havai fişekler atılırken, soba ve elektrik kaynaklı riskler artarken, bir yangın ihtimaline karşı saniyelerle yarışmaya hazırdılar. Onlar için yılbaşı gecesi, “en dikkatli olunması gereken gece”ydi.
Ve sağlık çalışanları…
Ambulans ekipleri, acil servis personeli…Yılbaşı gecesi eğlencenin gölgesinde yaşanabilecek kazalara, ani rahatsızlıklara, alkol kaynaklı sorunlara karşı görevlerinin başındaydı. Saatin kaç olduğu, takvimin neyi gösterdiği onlar için anlam ifade etmiyordu. Çünkü onların mesaisi, bir hayat söz konusu olduğunda başlar.
Onları da unutmamak lazım..
Ama Birileri daha vardı. Onlar ise biliyordu ki bu görevi layıkıyla yapan Polis,İtfaiye ve Sağlık Görevlilerini yerinde kutlayan, geceyi onlar gibi sokakta geçiren Sayın Edirne Valisi Yunus Sezer, Sayın Belediye Başkanı Filiz Gencan ve diğer görevlileri de unutmamak gerektiğini düşündüm. Hepsi takdiri ve teşekkürü hak edenlerdir.
Bu insanlar yeni yıla geri sayım yaparak girmedi.
Saat 00.00 olduğunda kadeh kaldıranlar vardı; bir de telsizinden anons bekleyenler…
Dilek tutanlar vardı; bir de “her şey yolunda” denene kadar görevini bırakmayanlar…
Edirne o gece belki sessizdi ama güvendeydi.
Bu güven, tesadüf değildi. Bu güven; soğukta saatlerce ayakta duran, ailesinden uzakta görev yapan, uykusuz kalan insanların emeğiydi.
Bugün yeni yılın ilk sabahına huzurla uyanabiliyorsak; bu, görünmeyen ama her an orada olan polisimizin, itfaiyecimizin ve sağlık çalışanımızın fedakârlığı sayesindedir. Onlar alkış istemez, manşet peşinde koşmaz. Ama bilinmelidir ki; bu şehir, onların sessiz emeğiyle ayakta durur.
Yeni yıl yazıları yazılırken genelde umutlardan, beklentilerden, dileklerden söz edilir.
Ama bir köşeye, bu şehrin yükünü omuzlayanlara teşekkür etmeyi de yazmak gerekir. Çünkü bazıları için yeni yıl, görev bitene kadar başlamaz.
Ve bazı şehirler,işte bu yüzden huzurla sabaha çıkar.
