PEYNİR… PEYNİR… PEYNİR… – Edirne Postası – Edirne Haberleri
MEHMET COG
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gündem
  4. PEYNİR… PEYNİR… PEYNİR…

PEYNİR… PEYNİR… PEYNİR…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

PEYNİR… PEYNİR… PEYNİR…

Edirne Peynirinin Hikâyesini Yeniden Yazmanın Zamanı

BİRİNCİ BÖLÜM

HİKÂYEYİ HATIRLAMAK

Her şey bir hikâyeyle başlar.

Bazen bir insanın hikâyesidir bu…

Bazen bir şehrin…

Bazen de yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa aktarılan bir lezzetin.

Asıl önemli olan ise yalnızca hikâyenin varlığı değildir.

Önemli olan, o hikâyeyi nasıl anlattığınızdır.

Çünkü anlatılmayan hikâye zamanla unutulur.

Sahip çıkılmayan değer ise bir süre sonra başkalarının hikâyesinin içinde kaybolur.

Edirne’nin peynir hikâyesi de tam olarak böyle bir noktada duruyor.

Bu şehirde yaşayan herkesin, Edirne Peynirinin hikâyesinin yeniden yazılmasına katkı vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü ortada sadece bir gıda ürünü yok.

Bir üretim kültürü var.

Bir coğrafya var.

Bir geçmiş var.

Bir emek var.

Bir şehir hafızası var.

Ve belki de en önemlisi, geleceğe dönüştürülebilecek ciddi bir ekonomik potansiyel var.

Üçüncü Gastronomi Festivali’nin bu yıl peynir temasıyla yapılmış olması işte bu nedenle önemlidir.

Belki de bu festival, Edirne Peynirinin hikâyesini yeniden yazmak için atılmış ilk adım olarak görülmelidir.

Ama burada çok önemli bir ayrıntı var.

Festival üç gün sürdü.

Üç gün boyunca peynir konuştuk.

Peyniri anlattık.

Peyniri tattık.

Şefleri, Gurmeleri, konukları ağırladık.

Güzel etkinlikler yaptık.

Şehrimizi tanıttık.

Sonbaharın güzel havasını içimize çektik.

Eğlendik, gezdik, ziyaret ettik.

Sonra festival sona erdi.

Şimdi asıl soru başlıyor:

Üç gün boyunca anlattığımız bu hikâyeyi, geride kalan 362 güne nasıl taşıyacağız?

Çünkü 2027 sonbaharında yeniden festival yapacağız.

Peki o zamana kadar ne olacak?

Edirne Peyniri konusunda hangi adımları atacağız?

Hangi üreticinin kapasitesini artıracağız?

Hangi market zincirine gireceğiz?

Kaç yeni tüketiciye ulaşacağız?

Kaç restoran Edirne Peynirini menüsüne koyacak?

Kaç şef ürünümüzü kullanacak?

Kaç Gurme Edirne Peynirini anlatacak?

Kaç genç üretime Dahil olacak?

Bunların cevaplarını şimdiden düşünmek zorundayız.

Çünkü günün anlam ve önemine ilişkin yapılan konuşmalar, etkinlik alanında söylenip orada kalmamalı.

Önemli olan sürdürülebilirliktir.

Bir festival düzenlemek önemlidir.

Ama festivalin yarattığı enerjiyi yıl boyunca devam ettirmek daha önemlidir.

Üç gün boyunca yanan ateşi, 362 gün boyunca canlı tutabilirsek işte o zaman gerçekten bir şey başarmış oluruz.

Burada Sayın Valimize de ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Kente geldiği günden itibaren ortaya koyduğu enerji ve projeleri gündeme taşıma çabası, bu konunun şehir gündeminde daha görünür hale gelmesine katkı sağlayabilir.

Böylesine geniş kapsamlı bir işin yalnızca tek bir kişinin gayretiyle yürütülmesi mümkün değildir.

Güçlü bir ekip, kurumlar arası işbirliği ve ortak akıl gerekir.

İşte şimdi tam da bunu yapmanın zamanı.

Çünkü hikâyeyi yeniden yazmak istiyorsak önce hikâyeyi hatırlamamız gerekiyor.

 

 

 

PEYNİR… PEYNİR… PEYNİR…
Yorum Yap
Giriş Yap

Edirne Postası - Edirne Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!