CHP Nadasa Bırakılır mı? Siyaset Devam Eder mi? – Edirne Postası – Edirne Haberleri
MEHMET COG
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Gündem
  4. CHP Nadasa Bırakılır mı? Siyaset Devam Eder mi?

CHP Nadasa Bırakılır mı? Siyaset Devam Eder mi?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bilgi notu:

Bu yazıyı yazdıktan sonra bu zaman dilimi içinde yayınlamak doğru olur mu diye çok düşündüm ama yayınlamak gerektiğine inandım.

Bu satırların sahibinin siyasi beklentisi olmadığını ve çizgisinin ne olduğunu herkes biliyor.

Yapabileceğim seçim zamanı ülke menfaatleri doğrultusunda oy kullanmaktır.

Cesur olabilmek mükemmel bir mücadele şeklidir.

Siyasette bazen bir liderin önündeki en büyük sınav, yeni bir yol açmak değil, içinde bulunulan şartlarda hangi yolu yürümesi gerektiğini doğru anlamaktır.

Bugün Özgür Özel’in ve CHP’den ayrılmak zorunda kalan kadroların önünde de böyle bir sınav bulunmaktadır.

Çünkü artık tartışılması gereken yalnızca CHP çatısı altında siyaset yapılıp yapılamayacağı değildir.

Asıl mesele, CHP’nin temsil ettiği siyasi anlayışın ve toplumsal misyonun, zor bir dönemden geçilirken nasıl yaşatılacağıdır.

Eğer bugün CHP çatısı altında siyaset yapma imkânı kalmamışsa, CHP’nin bir süreliğine nadasa bırakılması düşünülebilir.

Ancak nadas, yok olmak değildir.

Nadas, yeniden güçlenmek ve zamanı geldiğinde yeniden yeşermek için beklemektir.

Bu nedenle bugün CHP’nin örgütsel yapısı bir süreliğine siyasi mücadelenin dışında kalabilir. Fakat CHP’nin temsil ettiği değerlerin, siyasi anlayışın ve milyonlarca seçmenin beklentilerinin bir kenara bırakılması mümkün değildir.

Çünkü CHP yalnızca bir tabela değildir.

Bir tarihi vardır.

Bir siyasi hafızası vardır.

Cumhuriyet değerleri, demokrasi, laiklik, halkçılık ve sosyal devlet anlayışıyla özdeşleşmiş bir çizgisi vardır.

Bugün korunması gereken de öncelikle bu siyasi mirastır.

Özgür Özel’in önündeki görev, bu mirası yok sayarak yepyeni bir siyasi kimlik oluşturmak değil, şartların gerektirdiği geçici bir siyasi yapı içinde bu anlayışı yaşatmaktır.

Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır.

Kurulacak yeni yapı, kendisini CHP’nin alternatifi olarak görmemelidir.

Çünkü mesele CHP’nin yerine yeni bir parti koymak değildir.

Mesele, CHP’nin siyaset yapamadığı bir dönemde onun temsil ettiği siyasi çizgiyi ayakta tutabilmektir.

Bu nedenle yeni oluşumun halka vereceği mesaj son derece açık olmalıdır:

Biz CHP’nin değerlerinden vazgeçmedik.

CHP’nin siyasi mirasını terk etmedik.

Sadece şartlar nedeniyle CHP’nin nadasa bırakıldığı bir dönemde, onun temsil ettiği anlayışı yaşatmak için yola çıktık.

Bence Özgür Özel’in de bu ayrımı çok iyi anlatması gerekiyor.

Çünkü halkın ona verdiği destek, yalnızca yeni bir parti kurması için verilmiş bir destek değildir.

Halkın önemli bir bölümü Özgür Özel’i, CHP’nin değişim ve yenilenme umudunun temsilcisi olarak görmektedir.

Dolayısıyla yeni oluşumun başarısı, kaç kişinin CHP’den ayrıldığıyla değil, halka nasıl bir gelecek önerdiğiyle ölçülecektir.

Siyaset yalnızca parti tabelalarından ibaret değildir.

Siyaset, halka anlatılacak bir hikâyedir.

Bugün vatandaşın asıl gündemi de siyasetçilerin birbirleriyle yaşadığı kavgalar değildir.

Vatandaş geçim derdini düşünüyor.

Adalet istiyor.

Demokrasi istiyor.

Çocuklarının geleceğini düşünüyor.

Seçim zamanı geldiğinde ise bütün bu tartışmaları bir kenara bırakıp sandığa gidiyor.

İşte bu nedenle bugün yaşanan ayrılıkların ve siyasi kırılmaların kalıcı düşmanlıklara dönüşmemesi gerekir.

Çünkü siyaset uzun bir yolculuktur.

Bugün yollarını ayıranlar, yarın yeniden aynı hedef için bir araya gelebilir.

Bugün birbirlerini eleştirenler, yarın aynı seçim meydanında birlikte oy isteyebilir.

Bugün farklı siyasi yapılarda bulunanlar, yarın yeniden aynı çatı altında buluşabilir.

Bu nedenle bugün söylenen sözlerin ve kurulan cümlelerin yarının siyaseti düşünülerek seçilmesi gerekir.

Siyasette bazı yollar ayrılabilir ama bütün köprüleri yakmak zorunda değiliz.

Özellikle CHP’den ayrılan veya ayrılmak zorunda kalan milletvekilleri ve parti üyeleri açısından da bu dönemi kalıcı bir kopuş olarak görmek doğru olmayabilir.

Bugün yaşanan ayrılıkların geçici olabileceği unutulmamalıdır.

Çünkü Türkiye’nin siyasi şartları değiştiğinde, bugün farklı noktalarda duran insanların yeniden aynı masanın etrafında buluşması mümkündür.

Belki de 2028’e giderken en önemli mesele, bugünden yarının siyasi birlikteliğinin önünü kapatmamaktır.

Bugün birbirine ağır sözler söyleyenlerin, yarın aynı seçmenden oy istemek zorunda kalabileceğini unutmamak gerekir.

O halde bugünden sormak gerekiyor:

Bu köprüleri neden yakıyoruz?

Siyasette insanlar farklı düşüncelere sahip olabilir.

Partiler değişebilir.

Kadrolar yenilenebilir.

Yollar bir süreliğine ayrılabilir.

Ama ortak bir gelecek hedefi varsa, yeniden buluşmanın kapısı her zaman açık tutulmalıdır.

Türkiye’nin ihtiyacı da budur.

Yeni siyasi kavgalar değil…

Yeni siyasi umutlar.

Özgür Özel’in önündeki tarihi fırsat, CHP’nin yerine yeni bir parti koymak değildir.

Asıl fırsat, CHP’nin bugün siyaset yapamadığı bir dönemde onun temsil ettiği değerleri ve siyasi anlayışı yaşatabilmektir.

CHP’nin nadasa bırakılması, onun unutulması anlamına gelmemelidir.

Tam tersine, bu süreç CHP’nin yeniden yapılanması, kendisini yenilemesi ve zamanı geldiğinde daha güçlü bir şekilde siyaset sahnesine dönmesi için bir fırsata dönüşebilir.

Bu süreçte yeni yüzlere ihtiyaç vardır.

Gençlere daha fazla alan açılmalıdır.

Parti içi demokrasi güçlendirilmelidir.

Geçmişte yapılan hatalarla yüzleşilmelidir.

Halkla yeniden güçlü bir bağ kurulmalıdır.

Ancak bütün bunlar yapılırken CHP’nin siyasi hafızası ve toplumsal mirası da korunmalıdır.

Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı yeni bir parçalanma değildir.

Türkiye’nin ihtiyacı, farklı düşünceleri demokratik bir zeminde buluşturabilen, sosyal devlet anlayışını savunan, adaleti ve demokrasiyi önceleyen güçlü bir siyasi anlayıştır.

Belki bugün yollar geçici olarak ayrılmış olabilir.

Belki CHP bir süreliğine nadasa bırakılabilir.

Ama siyaset durmayacaktır.

Mücadele devam edecektir.

Ve zamanı geldiğinde, bugün farklı yönlere savrulan insanların yeniden aynı noktada buluşması mümkündür.

O gün geldiğinde önemli olan, bugünün kavgalarından geriye ne kaldığı olacaktır.

Kırgınlık mı?

Düşmanlık mı?

Yoksa yeniden birlikte yürümenin mümkün olduğu bir siyasi zemin mi?

Bence bugün yapılması gereken, geleceğin kapılarını kapatmak değil, açık tutmaktır.

Çünkü CHP’nin nadasa bırakılması, CHP’nin bittiği anlamına gelmez.

Bazen toprak dinlenir.

Ama kökler yaşamaya devam eder.

Ve zamanı geldiğinde yeniden filizlenir.

Bugün değişen yol olabilir.

Değişmemesi gereken ise hedef ve siyasi misyondur.

 

 

CHP Nadasa Bırakılır mı? Siyaset Devam Eder mi?
Yorum Yap
Giriş Yap

Edirne Postası - Edirne Haberleri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!